+ Yorum Gönder
Öğrenci odası ve Soru (lar) ile Cevap (lar) Forumunda Hz.muhammedin insani ve peygamberlik yönü Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Hz.muhammedin insani ve peygamberlik yönü









  2. IŞILAY
    Devamlı Üye





    Peygamberimizini insani ve peygamberlik yönü (hadis ve ayetlerle anlatım)

    Hz.Peygamberin birbirinden farklılık arzeden iki şahsiyeti vardır :

    1-İnsani yönü

    2-Peygamberlik yönü

    Hz. Peygamber, beşeri yönü itibariyle bizim gibi bir insandır. O'da yer, içer, sıcaktan soğuktan etkilenir. Yarın ne olacak, ilerde neler olacak bilemez.

    Risalet yönüyle ise, vahye mazhardır. Allah'dan gelen mesajlara bir alıcı durumundadır.

    Peygamberin bir beşer olması, O'nun için bir noksanlık değil, aksine bir kemâldir. Bir beşer değil de, bir melek olsaydı, insanlara önder olamazdı, rehberlik edemezdi.

    Sahabiler, Hz. Peygamberin beşeriyet ve risalet yönlerini ayırt edebiliyorlardı. Mesela, Bedir savaşı öncesi Rasulullah orduyu bir yere yerleştirdiğinde sahabilerden Hubab B.Münzir "Ya Rasulullah, eğer buraya yerleşmemiz Allah'dan sana gelen bir vahiyle değilse, suları tutup düşmana göre avantajlı bir durumda olmamız daha uygundur" der. Hz.Peygamber uygun görür. Hubab'ın görüşüne göre hareket edilir.

    Rasulullah risalet yönüyle bir takım gaybî sırlara mazhardır. Bunun en büyük delili başta kur'an'dır. Kur'an'ı Kerim'de bunun çok örneklerine rastlamaktayız.

    "Peygamber, eşlerinden birine gizlice bir sır söylemişti. Fakat eşi, bunu başkasına haber verdi. Allah bunu, peygamberine bildirdi. Peygamber, bir kısmını söyleyip bir kısmından vaz geçmişti. Peygamber bunu haber verince eşi "bunu sana kim haber verdi" dedi. Peygamber, "Alim ve Habîr olan Allah haber verdi" dedi" (Tahrîm, 3)
    .
    Allah'a emanet olun arkadaşlar...
    diğer arkadaşlar sizinkini bulmaya çallışıyorum




    peygamberlik yönü


    Yüce Allah, insanlar içinden seçtiği bazı insanlara vahiy yoluyla buyruklarını bildirir. Seçilen bu insanlara peygamber denir.

    Peygamberler, Allah�ın doğru yolu göstermek için görevlendirdiği elçilerdir. Onlar, yolunu şaşıran, sapıklığa, acılara ve bunalımlara düşen insanlara birer kurtarıcı olarak Allah tarafından gönderilmiştir.

    Peygamberlerin ortak amacı, tek Allah inancını ve öldükten sonra dirilme ile başlayacak olan ahirete imanı sağlayarak, insanlığı dünya ve ahiret mutluluğuna kavuşturmaktır.

    Hz. Muhammed (s), Allah�ın gönderdiği peygamberlerin sonuncusudur. Allah vahiy yoluyla ve çoğu kez Cebrail meleği aracılığıyla buyruklarını ona bildirmiş ve ona ayetler indirmiştir. Kuranıkerim�de Peygamberimiz Hz. Muhammed�in (s) son peygamber olduğu açık bir şekilde belirtilmektedir.

    �Muhammed sizin adamlarınızdan hiçbirinin babası değildir. O, Allah�ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur.� (Ahzab Suresi 40. ayet)

    Hz. Muhammed (s) bir peygamber olarak, ona gelen ayetleri insanlara ulaştırmıştır, böylece tebliğ görevini yerine getirmiştir. Bu ayetlerde bir çok öğütler, bilgiler, emir ve yasaklar bulunmaktadır. Peygamberimiz onları insanlara bildirmiş,Allah'ın çağrısını herkese duyurmuştur.

    Hz. Muhammed (s) ona gelen ayetleri aynı zamanda gerek sözleriyle gerekse davranışlarıyla açıklamış, ayetlerin nasıl anlaşılacağını insanlara öğretmiştir. Böylece Allah�ın ayetlerde kastettiği anlamlar insanlar tarafında iyice anlaşılmıştır.

    Peygamberimizin peygamberlik yönünden biri de, Kuranıkerim�deki öğütleri bizzat uygulayarak, insanlara öncülük etmektir. Namazı, orucu, zekatı, iyilik etmeyi, güzel davranışlarda bulunmayı, ilk Müslümanlar Peygamberimizden görerek öğrenmiş, kendileri de aynısını yapmışlardır.

    Hz. Muhammed (s) fiziksel özellikleri ve biyolojik bir varlık olarak normal bir insandır; fakat biz insanlardan önemli bir ayrıcalığı vardır: O, Allah�ın insanlar için seçtiği bir elçidir.




    insani yönü
    istediğinizi yzın

    Peygamberimiz, varlık yönüyle herkes gibi bir insandı. Normal bir şekilde anne babadan dünyaya gelmiş, normal bir insan olarak büyümüş, gelişmiş, evlenmiş, çocukları olmuş ve eceli geldiğinde bu dünyadan göçmüştür. Peygamberimizin bu yönüne onun 'insani yönü' denir. Peygamberimiz canlı bir varlık olarak insan olmasının yanında, aynı zamanda bir peygamberdi. Yani Allah'ın insanlara öncü olarak seçtiği bir insandı. Peygamberimizin bu yönüne de onun 'peygamberlik yönü' denir. Bu konuda Peygamberimizin insani yönünü inceleyeceğiz.

    Peygamberimiz, bir melek veya manevi varlıklardan biri değildi. O bir insandı. Herkes gibi yorulduğunda dinlenir, uyur, acıktığında yemek yer, bazen neşeli bazen üzüntülü olurdu.

    Peygamberimiz, onu insanüstü bir varlık olarak yüceltme tehlikesine karşı, sıkça uyarılarda bulunmuş, "geçmişte insanların kendi peygamberlerine yaptığı gibi siz de beni tanrılaştırmayın" şeklinde uyarılarda bulunmuştur. Bu nedenle resmini yapılmasını yasaklamıştır. Peygamberimizin en büyük endişelerinden birisi, Hıristiyanların Hz. İsa'yı tanrılaştırmaları gibi Müslümanların da kendisini olağanüstü bir varlık haline getirip tanrılaştırmaları tehlikesiydi.

    Kur'anıkerim de bu konuda uyarılarda bulunmuştur: Örneğin:

    "De ki: Ben de sizin gibi bir insanım. Farklılık yalnızca, 'ilahınız tek bir ilahtır' şeklinde bana vahiy gelmesidir." (Kehf Suresi 110. ayet)

    Peygamberimizin insani yönüne ait özellikleri (Şemail)
    Peygamberimizin insani yönüne ait özelliklerine "Şemail"denir. Peygamberimizin ashabı, bu kutlu insanın dış görünümünün güzelliği, görenleri hayran bırakan heybetinden nuruna ve duruşundan gülüşüne kadar Allah'ın onda gösterdiği çeşitli güzellikler hakkında pek çok detay aktarmışlardır. Sayıca oldukça kalabalık olan sahabe, bu güzellikler hakkında birçok bilgi vermiştir. Bazı sahabe onu genel özellikleriyle tarif ederken, diğerleri uzun ve detaylı anlatımlarda bulunmuşlardır. Bu anlatımlardan bazıları şu şekildedir:


    "Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem çok yakışıklı ve alımlı idi. Mübarek yüzü ayın on dördündeki dolunay gibi parlardı... Burnu gayet güzel idi... Gür sakallı, iri gözlü, düz yanaklı idi. Ağzı geniş, dişleri inci gibi parlaktı... Boynu sanki bir gümüş ışıltısı idi... İki omuzu arası geniş, omuz kemik başları kalın idi... �


    Enes b. Malik (ra) anlatıyor:

    "Peygamber Efendimiz (sav) orta boylu idi; uzun da değildi, kısa da değildi; hoş bir görünüşü vardı. Saçı ise ne kıvırcık, ne de düzdü. Mübarek yüzlerinin rengi ise nurani beyazdı.


    Bera b. Azib (ra) anlatıyor:

    "... Resullullah Efendimizden daha güzel birini görmedim. Omuzlarına varan saçları vardı. İki omuz arası genişçe idi. Boyu ise ne kısa idi, ne de uzundu


    Hz. Ali'nin torunlarından İbrahim b. Muhammed (ra) rivayet ediyor:

    Peygamber Efendimiz (sav), ne aşırı derecede uzun, ne de kısa idi; O bulunduğu topluluğun orta boylusu idi. Saçları, ne kıvırcık ne de dümdüzdü; hafifçe dalgalı idi. Mübarek yüzlerinin rengi kırmızıya çalar şekilde beyaz; gözleri siyah; kirpikleri sık ve uzun; omuz başları iri yapılı idi... O, insanların en cömert gönüllüsü, en doğru sözlüsü, en yumuşak tabiatlısı ve en arkadaş canlısı idi. Kendilerini ansızın görenler, O'nun heybeti karşısında çok şiddetli heyecanlanırlar; üstün vasıflarını bilerek sohbetinde bulunanlar ise, O'nu her şeyden çok severlerdi. O'nun üstünlüklerini ve güzelliklerini tanıtmaya çalışan kimse; Ben, gerek ondan önce, gerek ondan sonra, onun gibi birisini görmedim, demek suretiyle, O'nu tanıtma hususundaki aczini ve yetersizliğini itiraf ederdi.


    Hz. Hasan (ra) naklediyor:

    "Resulullah Efendimiz, yaradılıştan heybetli ve muhteşemdi. Mübarek yüzü, dolunay halindeki ayın parlaklığı gibi nur saçardı. Orta boyludan uzun, ince uzundan kısa idi. Saçları kıvırcık ile düz arası idi; şayet kendiliğinden ikiye ayrılmışlarsa onları başının iki yanına salar, değilse ayırmazlardı. Uzattıkları takdirde saçları kulak yumuşaklarını geçerdi. Peygamber Efendimiz (sav)'in rengi, beyaz ve parlak renkte, yani nurani beyazdı. Alnı açıktı. Kaşları; hilal gibi, gür ve birbirine yakındı.


    Boynu, gümüş berraklığında idi. Vücudunun bütün azaları birbiri ile uyumlu olup yakışıklı bir yapıya sahipti


    "Allah Resulünün alnı geniş olup hilal kaşlıydı, kaşları gürdü. Iki kaşı arası açık olup, halis bir gümüş gibi bembeyazdı. Gözleri pek güzel, gözbebekleri simsiyahtı. Kirpikleri uzundu. Güldüğünde dişleri çakan şimşek gibi parıldardı. Iki dudağı da emsalsiz şekilde güzeldi... Sakalı gürdü. Boynu pek güzeldi, ne uzun ne kısaydı. Boynunun güneş ve rüzgar gören kısmı altın alaşımlı gümüş gibi parıldardı... Göğsü genişti, göğsünün düzlüğü aynayı, beyazlığı da ayı andırırdı... Omuzları genişti... Kol ve pazuları irice idi. Avuçları ipekten daha yumuşaktı.

    Sözcük Bilgisi




    Ashap (eski yazım kuralına göre ashab şeklinde de yazılmaktadır): Peygamberimiz dostları, arkadaşları, Müslüman olup, onu görme onurunu elede etmiş olanlar.

    Sahabe: Ashap ile eşanlamlı.

    Sahabi: 'Sahabe'nin tekili.

    (ra) veya (R.A.): Radiyallahu anh: Allah ondan razı olsun. (Sahabe için söylenmesi gelenek olmuştur)




  3. Ziyaretçi
    Arkadaşlar Benim isteğim Şudur:

    -Hz. Muhammed (sav)'ın Peygamberlik ve İnsanlık Yönlerinin sadece isimlerini araştırıyorum.Bana sadece isimlerini yazarmısınız ?

    örneğin:
    -Hz. Muhammed Uyarıcıdır. gibi




  4. IŞILAY
    Devamlı Üye
    Peygamberimizin özellikleri Hz Muhammed sav ve özellikleri

    Edebi Rabbimi bana öğretti pek güzel terbiye etti
    01- Kötü söz söylemezdi
    02- Kimseyle çekizmezdi
    03- Her zaman ağırbaşlıydı
    04- Dünya işleri için kızmazdı
    05- Umanı ümitsizliğe düşürmezdi
    06- Kimsenin kusurunu aramazdı
    07- Affedici idi intikam almazdı
    08- Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı
    09- Yemek seçmezdi önüne ne konulsa yerdi
    10- Susması konuşmasindan uzun sürerdi
    11- Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi
    12- Sade kıyafet giyer gösterişten hoşlanmazdı
    13- Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz ve bağırmazdı
    14- Konuşurken adeta çevresindekileri kuşatırdı
    15- Kimseye hakkında hayırlı olmayan bir söz söylemezdi
    16- Kendi şahsı için asla öfkelenmezdi öç almazdı
    17- Kendisinden birşey istendiğinde asla hayır demezdi
    18- Kelimeleri tane tane ve inci gibi idi
    19- Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dinlerdi
    20- Halkın kullandığı hiçbir kötü sözü kullanmamıştı
    21- Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir halde dururdu
    22- Fakirlerle beraber yerdi öyleki onlardan ayırt edilmezdi
    23- Sıradan değildi ama sıradan insanlar gibi yaşardı
    24- Hiç kimseyi ne yüzüne nede arkasından kınardı
    25- Düşmanlarını affetmekle kalmaz onlara değer verirdi
    26- Gereksiz yere konuşmaz konuştuğunda da ne eksik nede fazla söz kullanırdı
    27- Bir topluluk içersinde oradakiler bir şeye gülerse O’ da güler bir şeye hayret ederlerse O’ da hayret ederdi
    28- Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez bulunduğu yerde ayrı bir yere oturmazdı
    29- Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti; “Dünyada garib bir yolcu gibi ol”
    30- Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü İki yalına salınmaz adımlarını geniş atardı Yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilerek vakar ve sukunetle yürürdü
    31- Sabahları evden çıkarken şöyle derdi; “İlahi yolda sapmaktan ve saptırılmaktan kanmaktan ve kandırılmaktan haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım”
    32- Çok konuşmazdı öz ve hikmetli konuşurdu
    33- Düşünceliydi boş şeylerden yüz çevirirdi

  5. Ziyaretçi
    hediye vermesi , konustuklarının anlasılması , güzel ahlakı , ticareti

+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
hz muhammedin peygamberlik yönü,  hz.muhammedin peygamberlik yönü,  hz muhammed peygamberlik yönü,  hz. muhammedin peygamberlik yönü