+ Yorum Gönder
Edebi Türler ve Kompozisyon Örnekleri Forumunda Kompozisyon Örnekleri Konusunu Okuyorsunuz..
  1. HARBİKIZ
    Moderator

    Kompozisyon Örnekleri









    Kısa Kompozisyon Örnekleri

    her inişin bir yokuşu her yokuşun bir inişi vardır
    her kemalin bi zevali her zevalin bi kemali vardır atasözüne paralellik arzeden bu atasözümüz zorlukla birlikte kolaylık,kolaylıkla birlikte zorlukların olduğunu ;gece ve gündüz gibi zorluğun ve kolaylığın içiçe olduğunu belirtir.
    bazan iyi giden işleriiz gün gelir durma noktasına hatta gerileme noktasına gelebilir,iyi günlerden sonra mutlka zorlu günler gelecektir öyle veya böyle bu hayatın değişmez kuralıdır onun için bahardan sonra gelen kışa kıştan sonra gelen bahara bakkarak hayatımızında bu döngü içinde döndüğünü bilmekte fayda vardır.









  2. Forumacil
    Devamlı Üye





    Kurtuluş Savaşı İle İlgili Kompozisyon Örneği

    Vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.

    Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919da Atatürk’ün Samsun’a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Amasya Genelgesi’nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919da Ankara’ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920de TBMM’yi kurdu. Böylece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı’nın merkezi Ankara oluyordu.

    TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. “Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü”nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu’da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar’a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, ordularına: “Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emrini verdi.

    Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal’e “gazi” unvanı ve “Mareşal” rütbesi verildi.

    Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı’ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld”. İstanbul’daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal’in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos’ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis’te vardı.

    Bu savaş, Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Taarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir’e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922de İzmir’in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline “dur” diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.





  3. Forumacil
    Devamlı Üye
    Müziğin Hayatımızdaki Yeri ve Önemi


    Müzik denince akla ilk gelen kavram “insanları eğlendiren,nota” akla gelmektedir.Halbuki bu doğru değildir müzik Gözle görülmeyen ancak ritimlerle dile getirilen içindeki aktivasyonlarla insanların ya da hayvanların müzik anlama kabiliyetlerini geliştirecek düzeyde olan ahenktir.

    Müziksiz hayat boş bir hiçe benzer kişi müzik dinleme alışkanlığına değinmemişse ya da müzik dinleme yetisine sahip değilse hayatındaki birtakım olayları analiz edebilmek için müzikten mahruz kaldığı için moral gücü kötüdür.

    Ama o kişi yorgun,canı sıkılmış,bitkin ise müzik dinlediğinde morali,can sıkıntısı yeniden yerine geliyorsa müzik o kişi için hayatta vazgeçilmez bir unsurdur. Nasıl ki vücudumuzun besine,gıdaya,proteine,kalsiyuma ihtiyacı var ; müziğinde ruhumuz açısından maddi ve manevi değeri küçümsenemez müzik girdiği ortama ayak uydurabilme yetisine sahiptir nasıl ki insan yaşadığı çevreyle uyum sağlar.

    İşte müzik de böyledir çevreye ortama ayak uydurma kabiliyeti vardır. Bir ünlü Türk bilgini Mevlana “müziksiz hayat hiçe benzer,müzik kalbin ve ruhun gıdasıdır o gıdadan kimse mahrum kalmasın” demiştir. Mevlana’nın da dediği gibi müziğin hayatımızdaki yeri küçümsenemez müzik hayata bakış ufkumuzu geliştirir bizlere kabiliyet verir.

    Bir de müziği anlayıp dinlemek var;bir de müziği anlamadan dinlemek vardır. Ama anlamadan dinlediği müzik kişide herhangi bir çağrışım kazandırmaz, çağrışım kazandırmadığı gibi de o müzik müzik olmaktan çıkar. Ama bir de müziği ahengine göre dinleyen kişide öyle çağrışımlar meydana gelir ki o müzik onu mutlu eder.

    İşte müziğin hayatımızdaki bu nedenleri bizim hayattaki ufkumuza değer katacaktır.


    Mustafa Öztürk





  4. Forumacil
    Devamlı Üye
    İstiklal Marşımızın Kabulüyle ilgili komposizyon


    Milli marşlar, hürriyet, özgürlük, kahramanlık ve coşkuları ifade eden eserlerdir. Resmi tören ve toplantılarda önemli günlerde milli marşlar çalınarak ve söylenerek bu duygular ifade edilmiş olur.

    Milli marşımız, İstiklâl Marşı, Türk ulusunun, hürriyet özgürlük, kahramanlık ve coşkularının ifade edildiği bir marştır. Kurtuluş Savaşı sonrasında, Türk ulusunun özgürlük ve hürriyet duygularının bir ifadesi olarak, şair Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılarak, Osman Zeki Üngör tarafından bestelenmiştir.

    Türk halkının Kurtuluş Savaşı’nda vermiş olduğu kahramanca mücadele, hürriyet özlemleri, kahramanlıkları ve millet olarak yaşadığı coşku milli marşımızda anlatılmaktadır. Her ülke marşı söz ve müzikle ifade edilmese de İstiklâl Marşımız söz ve müzikle birlikte icra edilmiştir. Sözleri müziğinin sağladığı etkiyi daha da anlamlaştırmıştır ve sonucunda Türk halkını temsil etme görevini elde etmiştir. Milli marşımızı nerede duyarsak, ayağa kalkar, düzgün bir duruş sergileyerek ve ulusumuzu temsil ettiğinden dolayı saygımızı göstererek, onu dinler ve iftihar ederiz. İstiklâl Marşımız milli duygularımızı en yüksek seviyelere ulaştıran ve bize geçmişimizi hatırlatan bir marşımızı olduğundan ona her zaman için gereken saygı ve değeri veririz. Aynı zamanda geçmişimiz ile geleceğimiz arasındaki önemli bir köprü olarak da görmeliyiz.


  5. Forumacil
    Devamlı Üye
    30 Ağustos Zafer Bayramıyla ilgili Kompozisyon

    30 Ağustos Zafer Bayramı 30 Ağustos günü, 1922 yılında 26- 30 Ağustos arasında Dumlupınar’da gerçekleştirilen ve zaferle sonuçlanan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’ni bir diğer adıyla Büyük Taarruzu anmak için kutlanan bayramdır.

    Ülke topraklarının geri alındığı bu zafer günü ilk olarak 1923 yılında Ankara, Afyon, İzmir gibi birkaç şehirde kutlanırken daha sonra tüm ülkede kutlanan bir gün haline gelmiştir.

    Zorlu günlerin yaşandığı bu dönemde böyle bir zafere imza atarak tüm dünyaya Türk ulusunun inancı ve gücü gösterilmiş, bu tarihten sonra her yıl 30 Ağustos günü zaferimizin simgesi olarak tüm ülke çapında törenlerle kutlanmıştır. Bugün, bir millet olarak tek vücut olduğumuz ve düşmana karşı zafer kazandığımız, topraklarımızı yabancılardan kurtardığımız zafer günüdür. 30 Ağustos günü yaşanan zorlukları hatırlayarak elimizdekilerin değerini bilmek, emeği geçen genç, yaşlı, kadın, erkek herkesi hatırlamak ve anıları canlı tutmak adına oldukça önemli bir gündür.


  6. HAZEL
    Üye
    Kompozisyon insanların doğada ve çevresinde gördüğü şeyleri kendi düşünce ve kendi duygularıyla ifade yazıya dökerek ifade etmesidir. Her insanın kompozisyon yaza bileceği gibi kendini kompozisyonla daha iyi ifade ede bilenler yazıyla daha iyi düşüncesini aktaranlar vardır.

+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
kurtuluş savaşı kompozisyon örnekleri,  atatürke yazılmış kompozisyon örnekleri,  istiklal marşı ile ilgili kompozisyon çalışması