+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Hukuk ve Kanunlarımız Forumunda Özel Olarak Korunması Gerekenler ve Anayasa Mahkemesinin Yaklaşımı Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Feyruşah
    Üye

    Özel Olarak Korunması Gerekenler ve Anayasa Mahkemesinin Yaklaşımı








    Özel Olarak Korunması Gerekenler ve Anayasa Mahkemesinin Yaklaşımı



    Anayasa Mahkemesinin sosyal haklar bakımından özel olarak korunması
    gerekenlere ilişkin az sayıda kararı bulunmaktadır. Bu nedenle Anayasa
    Mahkemesinin yaklaşımının tam olarak ortaya konması oldukça güçtür. Bununla
    birlikte, az da olsa, Mahkemenin vermiş olduğu kararlardan bazı sonuçlar çıkartmak
    ve tespitlerde bulunmak mümkündür.
    Anayasa Mahkemesi, yaşlılar, çocuklar, engelliler vb. kişilerin özel olarak
    korunmasını, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen sosyal devlet ilkesinin ve devletin
    temel amaç ve görevlerini düzenleyen 5. maddesinin bir gereği olarak
    görmektedir. Anayasa Mahkemesinin bir kararında belirtildiği gibi, “Sosyal devlet,
    Anayasa'nın 2. maddesi uyarınca vatandaşın sosyal durumu ve refahı ile ilgilenen ve
    onlara asgarî yaşam düzeyi sağlayan devlettir. Anayasa'nın 5. maddesinde ise, "
    kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve
    hürriyetlerine, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette
    sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve
    manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak " devletin
    temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır.”
    Anayasa Mahkemesine göre, “sosyal güvenlik, bireylere ekonomik güvence
    sağlayan kişileri belli zarara uğrama olasılıklarına karşı, koruma işlevi bulunan
    kurumlar bütünüdür. Sosyal güvenlik politikaları, sosyal zarar tehlikelerinin
    sonuçlarını gidererek bireyleri ekonomik yönden güçlü tutmayı amaçlar. Bu amaçları
    güden politikaların kapsamına çalıştırma (istihdam), gelir güvencesi, çalışma
    gücünün korunması, meslek kazancı yerine geçecek ödemeler, sosyal sigortalardan
    belli aralıklarla sağlanan gelirler, her tür sosyal yardım ve öbür ödemeler girmekte,
    böylece bireyin ekonomik ve sosyal güvenliğiyle bu yolla ve buna koşut biçimde
    toplumda sosyal güvenlik sağlanarak, toplumsal barış güçlendirilmektedir. Sosyal güvenliğin sağlanması, yalnız sosyal sigortalarla değil, öbür sosyal hizmet
    kuruluşları, kimi sosyal hizmetler ve sosyal yardımlarla olmaktadır. Bu kapsamda
    zarara uğrama olasılıklarını denkleştirmeyle birlikte sosyal denkleştirme de önem
    kazanmaktadır.” Bir başka kararda ise, şöyle demektedir: “Anayasa'nın "sosyal
    güvenlik hakkı" başlıklı 60. Maddesinin birinci fıkrasında, herkesin sosyal güvenlik
    hakkına sahip olması öngörülmüştür. Sosyal güvenlik hakkı, çalışanların
    yaşamlarının ve yarınlarının güvencesidir. Sosyal güvenlik, toplumun parçası olan
    bireylere, gelirleri ne olursa olsun doğal bir olay olan yaşlılık ile hastalık, kaza, ölüm
    ve malûllük gibi sosyal riskler karşısında asgari bir yaşam düzeyi sağlama amacına
    yöneliktir. 60. Maddenin ikinci fıkrasında, Devlete sosyal güvenliği sağlayacak
    gerekli önlemleri almak ve teşkilâtı kurmak görevi verilmiştir.”








  2. Acil

    Özel Olarak Korunması Gerekenler ve Anayasa Mahkemesinin Yaklaşımı isimli yazıya yorum yazın.





  3. Sponsor Bağlantılar
+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


: