+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Hadisler Forumunda cennetle ilgili hadisler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. MEGASXL
    Devamlı Üye

    cennetle ilgili hadisler










    CENNET NİMETLERİ VE CENNETLİKLERİN SIFATI

    Ebu Hureyre'den (r.a.) nakledildiğine göre:

    Peyamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil ALLAH: Ben iyi kullarım için hiç bir gözün görmediği, hiç bir kulağın işitmediği ve hiç bir insanın kalbinden geçmeyen şeyler hazırladım, buyurdu." ALLAH'ın kitabında bunu tasdik eden delil şu ayettir: Artık yaptıklarına karşılık olarak, onlar için ne sevinçler saklandığını hiç kimse bilemez.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5050

    Ebu Hureyre (r.a.)
    ALLAH Resulü'nün (a.s.): "Şüphesiz Cennette bir ağaç vardır ki bir süvari onun gölgesinde yüz sene yürür" buyurduğunu rivayet etmiştir.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5054

    Sehl b. Sa'd (r.a.)
    ALLAH Resulü'nün (a.s.) şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Şüphesiz Cennette bir ağaç vardır ki bir süvari onun gölgesinde yüz sene yürüse de gölgesini bitiremez."
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5055

    Ebu Saîd Hudrî'nin (r.a.) rivayet ettiğine göre:
    Hz. Peygamber (a.s.): "Şüphesiz Cennette öyle bir ağaç vardır ki bir süvari, süratli, talimli, iyi cins bir at ile yüz sene yürüse de onu bitiremez" buyurmuştur.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5056

    Ebu Saîd Hudrî'den (r.a.) bildirildiğine göre:
    Hz. Peygamber (a.s.): "ALLAH, Cennet ahalisine: Ey Cennet ahalisi! diye hitap buyurur. Onlar: Ey Rabbimiz! Sana iki defa icabet ederiz ve kullukta daimiz. Hayır senin iki elindedir derler. ALLAH: Razı oldunuz mu? buyurur. Kullar: Ya Rab! Nasıl razı olmayalım? Sen bize mahlûkatından hiç bir kimseye vermediğini ihsan buyurdun! derler. ALLAH: Bundan daha kıymetlisini vereyim mi? buyurur. Onlar: Ey Rabbimiz! Bundan daha kıymetli ne olabilir ki? derler. Bunun üzerine ALLAH: Ben size rıdvanımı (razımı) helal kılıyorum ve artık bundan sonra sizlere ebediyen kızmam! buyurur."
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5057

    Sehl b. Sa'd'dan (r.a.)
    ALLAH Resulü'nün (a.s.): "Şüphesiz Cennet ehli Cennetteki köşkü, sizin gökte yıldızı gördüğünüz gibi göreceklerdir" buyurmuştur.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5058

    Ebu Hureyre (r.a.)
    Ebu'l-Kasım (a.s.) "Cennete ilk girecek zümre ayın on dördüncü gecesindeki sureti üzere girecekler. Bunların peşi sıra girenler de semadaki parlak yıldız suretinde geleceklerdir. Her birine iki zevce vardır. Bunların bacağının iliği etinin üstünden görünür. Ve Cennette bekar yoktur" buyurmuştur, dedi.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5062

    Ebu Musa Eş'ari'den (r.a.) nakledildiğine göre:
    Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Muhakkak mümin için Cennette içi boş bir tek inciden bir çadır vardır. Boyu altmış mildir. Mümine mahsus aileler vardır ki mümin onları dolaşıp ziyaret eder, fakat onlar birbirlerini görmezler."
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5070

    Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivayet ettiğine göre:
    ALLAH Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Aziz ve Celil ALLAH Adem'i kendi suretinde yarattı. Onun boyu altmış arşındır. Adem'i yaratınca: Haydi git de şu cemaate selam ver. Onlar oturan bir grup melekti. Sana ne cevap vereceklerini iyi dinle. Çünkü bu, hem senin, hem de zürriyetinin selamı olacaktır, buyurdu. Bunun üzerine Adem gitti ve melekler topluluğuna: -esselamu aleyküm (selam size) dedi. Onlar da: -esselamu aleyke ve rahmetullah (selam ve ALLAH'ın rahmeti senin üzerine olsun) diye karşıladılar. Ve selamlarına "Ve Rahmetullah" cümlesini ziyade ettiler. Cennete giren herkes Adem'in suretinde ve altmış arşın uzunluğunda olacaktır. Ama Adem'den sonra insanlar ta şimdiye kadar kısalmaya devam etmiştir."
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 5075








  2. Mesport
    Moderators





    Cennet ile İlgili Hadisler
    Kadının boynundaki incilerin bir tanesi garble(Batı) şark(Doğu) arasını aydınlatır Başında bulunan taçların en küçük incisi de yine şarkla garb arasını aydınlatır.

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 99/8)


    Bir kerpici gümüş bir kerpici altın harcı keskin kokulu misk döşemesi inci ve yakut toprağı ise za'feran olup oraya giren mutlu olur umutsuz olmaz ebedi olur ölmez

    (Büyük Hadis Külliyatı-5 s. 408/10088)


    Cennetin çakılları inci ve yakuttan toprağı da zâferan (safran)dır

    ((Tirmizi); Kütüb-i Sitte-14 s. 451/6)


    Gurfeler (cennet köşkleri) kırmızı yakut yeşil zebercet (zümrüt) ve beyaz incidendir. Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli bunlara sizin gökte doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 225/6)


    Cennette öyle köşkler vardır ki içindeki dışındakini dışındaki içindekini görür

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 125/9)


    Cennette gurfeler vardır. Dışları içlerinden içleri dışlarından görünür.

    (Kütüb-i Sitte-14 s. 447/2)


    Cennette bir köşk vardır. Etrafı burçlar (hisar kule) otluk sulak yerlerle çevrilidir. Beş bin de kapısı vardır

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 125/5)


    Bir gün Resulullah "Cennette öyle köşkler vardır ki ne kendisini yukarıya bağlayacak çengelleri ve ne de altında direkleri vardır" buyurdu. Bunu dinleyen Ashab "Ey Allah'ın Resulü o köşklerin ehli oraya nasıl girecek?" diye sordu. Resulullah (a.s.m.) "Onlar kuşlar misali uçarak girecekler" buyurdu. Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur. Onun altın ve gümüşten yetmiş bin kapısı bulunur. İşte bu hamil'i Kur'an'a mahsustur.

    (Ramuz el-Ehadis-2 s. 326/4)


    Cennet binalarının bir tuğlası altın bir tuğlası gümüş harcı misk çakılı inci ve yakut ve toprağı da safrandır

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 200/6)


    Cennette altından bir direk ve üzerinde zebercedden (zümrüt cinsinden parlak yeşil kıymetli bir taş) şehirler vardır ki onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 125/6)


    Cennetin içinde inciden bir saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil zebercedden (zümrüt cinsinden parlak yeşil kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır. Her evin içinde yetmiş taht her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin içinde yetmiş sofra her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 323/554)


    Muhakkak ki cennet saraylarından bir sarayın içinde yetmiş menzil (yer dünya ev) bulunur. Her menzilde içerisine girilmek üzere yetmiş kapı her kapının da diğerinden girmekte olan kokudan başka cennet kokularından koku girer

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 323-324/555)


    Muhakkak ki cennette (mümin için) içi boşaltılmış bir tek inciden bir çadır vardır. Bu çadırın eni altmış mil (yaklaşık 100 km) mesafe genişliğindedir. Bunun her köşesinde (mümine mahsus) birtakım ev halkı vardır ki onlar başkalarını (yani birbirlerini) göremezler. (Ancak) Mümin onları dolaşıp ziyaret eder.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 325/560)


    Cennette mü'minin yüksekliği altmış mil (yaklaşık 100 km) olan bir inci çadırı vardır.

    (Büyük Hadis Külliyatı-5 s. 408/10091)


    Genişliği de öyle (yani altmış mildir). Orada mü'minin aileleri bulunacak. Mü'min onları bir bir dolaşacak

    ([(Buhari Müslim ve Tirmizi); Büyük Hadis Külliyatı-5 s. 408/10092)




  3. Mesport
    Moderators
    cennetle ilgili hadisler

    Cennet ehlinden derecesi en düşük olanın seksen bin hizmetçisi vardır. Onun için inciden zebercedden (zümrüt benzeri kıymetli bir taş) ve yakuttan bir çadır kurulur. Bu çadır Câbiye'den San'a'ya kadar uzanan bir büyüklüktedir.

    ((Tirmizi) Büyük Hadis Külliyatı- 5 s. 412/10114)


    Muhakkak cennette bir çarşı vardır ki melekler orayı ziyaret ederler. Orada gözlerin mislini görmediği kulakların duymadığı ve kalplere gelmeyen nimetler vardır. Canımızın istediği herşey bize getirilir. Fakat orada satılan ve satın alınan hiçbir şey yoktur. O çarşıda cennet halkının bazısı diğer bazısı ile karşılaşır. Yüksek menzil ve mevki sahibi döner de mevki bakımından kendinden aşağı derece olan kimse ile karşılaşır. Onların içinde herhangi bir şeyi eksik olan kimse yok ki karşılaştığının üzerine gördüğü süs elbiselerinden dolayı rahatsız olsun. Sözünün sonu gelmeden üzerinde daha güzel bir kıyafet bürünür. Şu muhakkak ki cennette hiçbir kimsenin üzülmesi kederlenmesi yoktur.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 325-326/563)


    Şüphesiz ki cennette bir çarşı vardır. Fakat orada hiçbir şeyi satın almak ve hiçbir şeyi satmak yoktur. Ancak erkekler ve kadınlar suret ve şekilleri vardır. Binaenaleyh orada hangi kılığı istediğinde ona girecektir

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 326/564)


    Muhakkak cennette öyle çarşılar var ki orada alışveriş yoktur. Fakat cennet ahalisi oraya vardığı zaman taze ve parlak inci ve misk toprak üzerine yaslanarak otururlar. Dünyada oldukları gibi o cennetlerde tanışırlar. Dünyada nasıl olduklarını ve Rablerine ibadetlerinin nasıl olduğunu geceleri nasıl ihya ettiklerini gündüzleri nasıl oruç tuttuklarını dünyanın zenginliği ile fakirliğinin nasıl olduğunu ölümün nasıl olduğunu ve nasıl cennet ahalisinden olduklarını konuşup müzakere (ve sohbet) ederler.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 326/565)


    Sidretü'l-Münteha ağacının meyvesinden her bir meyve yarılınca içinden yetmiş iki renk ve çeşit yemek çıkar ki orada öbürüne benzeyen hiçbir renk ve çeşit yoktur.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 312/517)


    Cennetin meyvesindan koparınca yerine yenisi biter.

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 98/9)


    Bir köylü Arap "Ey Allah'ın Resulü cennetin içinde meyve var mıdır?" diye sordu. Resulullah: "Evet Tuba denilen bir ağaç vardır" buyurdu. O zat: "Ya Resulullah bizim arazimizdeki hangi ağaç ona benzer?" dedi. Resulullah: "Senin arazindeki ağaçlardan hiçbir şey ona benzemez. Fakat sen hiç Şam'a geldin mi? Çünkü orada ceviz denilen bir ağaç var ki bir gövde üzerine biterek yukarısı -yani dalları- yayılır. İşte bu ağaç Tuba ağacına benzer" buyurdu. O zat: "Ya Resulullah o ağacın dip gövdesinin kalınlığı ne kadardır?" dedi. Allah'ın Resulü: "Senin ev halkının develerinden beş yaşına basan genç bir deve yola çıksa dibini dolaşıp kuşatamaz da nihayet ihtiyarlığından boynu kırılır" buyurdu. Köylü Arap: "Cennette üzüm var mı?" diye tekrar sordu. Resulullah: "Evet vardır" buyurdu. O zat: "O üzümün salkımının büyüklüğü ne kadardır?" dedi. Resul-i Ekrem: "Alaca karganın hiç durmadan bir aylık uçup gideceği mesafe kadar" buyurdu. O zat: "O üzümün taneleri(nin büyüklüğü) ne kadardır?" dedi. Allah'ın Resulü: "Büyük kova gibidir" buyurdu. O zat: "Ey Allah'ın Resulu o üzüm tanesi beni ve ev halkımı muhakkak doyurur" dedi. Resulullah: "Evet seni ve ev halkını ve akrabanın ekserisini doyurur Cennetin hurması ağacın dibinden dallarına doğru intizamlı bir şekilde yığılıp istif edilmiştir. Meyveleri büyük testiler misalidir. Ne zaman bir meyve koparılsa yerine başkası gelir. Cennetin suyu çukur olmayan yerlerden akar. Cennet üzümünün her bir salkımı on iki arşındır."

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 312-313/518)


    Bir kişi "Ya Resulullah cennetin içinde hurma var mıdır? Çünkü ben hurmayı seviyorum" diye sordu. Resulullah: "Evet vardır. cennet hurmalarının altından dalları vardır. Budaklarının başları altındandır. Altından budakları vardır. Alemlerden herhangi bir kimsenin görmekte olduğu elbiselerin en güzeli gibi yaprakları vardır. Altından hurma salkımları vardır. Hurma salkımlarının çöpü de altındandır. Altından hurma tanesinin dibinde yapışık pul gibi şeyler vardır. Büyük küpler gibi meyveler var ki (onlar) köpükten yumuşak baldan tatlıdır."

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 315/522)


    Cennetteki hurma ağacının dalları kırmızı altındır. Sapları yeşil zümrüttür. Yaprakları ipek gibidir. Meyvesi kule gibi iri taneli kaymaktan yumuşak ve çekirdeksizdir.

    (Ramuz el-Ehadis-2 s. 451/4)


    Cennette hurma ağaçlarının dalları yeşil zümrüttür. Budakları kırmızı altındır. Yaprakları cennet ahalisi için giyecek kıyafetleridir. Onun bir kısmı kısa (iç) elbiseleri bir kısmı da içi astarlı dış elbiseleridir. Cennet hurmasının meyvesi büyük testiler ve kovalar gibidir. Sütten daha beyaz baldan tatlı köpükten yumuşaktır. İçinde de çekirdek yoktur.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 314)




  4. Mesport
    Moderators
    cennetle ilgili hadisler

    cennetle ilgili hadisler

    cennetle ilgili hadisler





    Peygamber Efendimiz (sav) bir tabak incir hediye edilip ondan yedi ve sahabelerine: "Bundan yeyiniz. Eğer ben bir meyvenin cennetten indiğini söylersem işte cennetten inen meyve bu incirdir." buyurdu.

    (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri s. 313)


    Karpuzdan faydalanınız ve ona ta'zim (saygı) ediniz. Çünkü onun suyu cennetten tadı da cennet tadındandır karpuz cennet (meyvelerin)dendir.

    (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri s. 313)


    Dünyada cennet meyvesine benzeyen şey ancak muzdur. Çünkü Allah Teala (cennetin yemişi hakkında) "Onun yemişleri devamlıdır" buyurmuştur. Sen ise muzu yaz ve kış senenin her mevsiminde bulabilmektesin.

    (Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri s. 312-313)


    Cennet halkının ekmek katığının en faziletlisi en nefisi ettir. Alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 363/654)


    Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır.

    (Büyük Hadis Külliyatı-5 s. 414/10123)


    Cennetteki huriler yakut ve mercan gibidirler. Adam onlardan birinin yüzüne bakar da kendini onun yanağında aynada gördüğünden daha berrak görür. Onların incilerinin en ednası (en küçük en önemsiz) şark ile garbi ışıklandırır.

    (Ramuz el-Ehadis-2 s. 337/7)


    Cennet ehlinin vücudu kılsız yüzü sakalsız gözleri sürmelidir gençlikleri zail olmaz (tükenmez) elbiseleri eskimez.

    ((Tirmizi) Kütüb-i Sitte-14 s. 451/6)


    Ona giren nimete mazhar olur eziyet görmez ebediyet kazanır ölümle karşılaşmaz. Elbisesi eskimez gençliği kaybolmaz.

    ((Tirmizi) Kütüb-i Sitte-14 s. 451/6)


    "Ya Resulullah! Allah Teala'nın: 'İri gözlü hurilerdir' (Vakıa Suresi 22) sözünü bana anlat" dedim. "Onlar beyaz tenli iri gözlü kara kuşun kanatları gibi sürmelidir" dedi. "Ya Resulullah! Allah'ın: 'sanki o kadınlar birer yakut ve mercandır' (Rahman Suresi 58) ayetini anlat" dedim. "Onlar el değmemiş sedefteki inci gibi güzeldirler" dedi. "Ya Resulullah! Allah'ın: 'O cennetlerde iyi ahlaklı güzel kadınlar vardır' (Rahman Suresi 70) ayetini anlat" dedim. "Onlar çok güzel huylu ve güzel yüzlüdürler" buyurdu. "Ya Resulullah! Allah'ın: 'Onlar toz konmamış yumurta gibidirler' (Saffat Suresi 49) ayetini anlat" dedim. "Onlar yumurtanın zarı gibi beyaz ve naziktirler" dedi. "Ya Resulullah! Allah'ın: 'Kocalarına sevimli ve birbirlerinin akranıdırlar' (Vakıa Suresi 37) ayetini söyle" dedim. "Onlar dünyada ihtiyar gözleri çapaklı saçları ağarmış ve zayıf olarak ölmüşken Allah onları cennette bakire kocalarına sevimli aşık ve bağlı birbirlerinin akranı kılacak" buyurdu. "Ya Resulullah! Dünya kadınları mı üstündür yoksa iri gözlü huriler mi?" dedim. "Elbisenin yüzü astarından kıymetli olduğu gibi dünya kadınları da hurilerden üstündürler" dedi. "Neden ya Resulullah?" dedim şöyle açıkladı: "Namazları oruçları ve Allah'a ibadetleri sebebiyle Allah onların yüzlerini nurlandırır kendilerine ipek elbiseler giydirir. Onların tenleri beyaz elbiseleri yeşil ziynetleri sarı buhurdanlıkları (tütsülükleri) inci ve tarakları altındır. Onlar şöyle söylerler: "Biz burada ebedi kalacağız. Biz sevimli ve mutluyuz. Asla üzülüp sıkılmayız. Başka aleme göçmeden hep burada kalacağız. Biz bu halimizden memnunuz ve herşeye razıyız. Hiç kimseye kızmaz ve öfkelenmeyiz. Ne mutlu kendilerine eş olduğumuz ve bize eş olan kimselere."

    (Gençlik ve Ölüm s. 422-423)


    Hurilerden her kadının üzerinde yetmiş kat elbise vardır ki birinin rengi diğerinde yoktur. Keza kendisine diğerinde bulunmayan yetmiş çeşit renkli koku verilir. Hurilerden her kadın için inci ile süslenmiş kırmızı yakuttan yetmiş taht her taht üstünde yetmiş döşek her döşek üzerinde koltuk vardır. Hurilerden her kadın için ihtiyacı ve hizmeti için yetmiş bin hizmetçi kız ve yetmiş bin hizmetçi erkek vardır. Her hizmetçinin beraberinde içinde çeşitli yemek bulunan altından tepsiler vardır ki müminlerden biri öbüründe önceki kapta bulamadığı tadı lezzeti bulur

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 333/591)


    Cennet ehlinin bir çarşısı vardır. Her Cuma oraya gelirler. Derken kuzey rüzgarı eser elbiselerini ve yüzünü okşar. Bunun tesiriyle hüsün (güzellik) ve cemalleri (yüz güzelliği) artar. Böylece ailelerine daha da güzelleşmiş olarak dönerler. Hanımları: "Vallahi bizden ayrıldıktan sonra sizin cemal ve güzelliğiniz artmış!" derler. Erkekler de: "Sizler de Allah'a kasem (yemin) olsun bizden sonra çok daha güzelleşmişsiniz." derler.

    (Müslim) Kütüb-i Sitte-14 s. 433/16)

  5. Mesport
    Moderators
    Eğer cennet ehli kadınlarından bir kadın yer ehline görünseydi dünyayı ve içindekileri aydınlığa boğar ve ikisinin arasını da güzel koku ile doldururdu

    ((Tirmizi) Büyük Hadis Külliyatı-5 s. 409/10095)


    Orada muazzam köşkler geniş nehirler bol ve olgun meyveler güzel ve dilber zevceler (kadın eş) ebedi pek çok ve renkli güzel elbiseler vardır. Orası yüksek güzel ve selim yurtlardan parlak hayat sürülen bir yerdir

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 170/1)


    Onların içinde herhangi bir şeyi eksik olan kimse yok ki karşılaştığının üzerinde gördüğü süs elbiselerinden dolayı rahatsız olsun. Sözünün sonu gelmeden üzerinde daha güzel bir kıyafet bürünür

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 325-326/563)


    Cennetin giyecekleri dokunmaz. Cennetin meyveleri yarılır da ondan elbise çıkar

    (Tezkire-i Kurtubi-1 s. 21)


    Cennette hurma ağaçlarının dalları yeşil zümrüttür. Budakları kırmızı altındır. Yaprakları cennet ahalisi için giyecek kıyafetleridir. Onun bir kısmı kısa (iç) elbiseleri bir kısmı da içi astarlı dış elbiseleridir

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 314)


    Üzerinde yetmiş kat elbisesi olur. En aşağısı Tuba ağacından yapılmış gelincik çiçeği gibi

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 99/8)


    Cennette öyle bir ağaç var ki bir süvari gölgesinde yetmiş yahut da yüz sene gider (de bitiremez). O huld -ebedilik- ağacıdır Cennette bir ağaç var ki bir kimse dört yaşına girmiş bir dişi deve yavrusuna yahut da beş yaşına girmiş olan bir dişi deveye binmiş olsa da sonra ağacın dip tarafındaki gövdesini dönmeye başlasa hareket ettiği yere ulaşmadan deve ihtiyarlayarak düşer Onun taze dalları cennet surlarının ötesindekilere ulaşmaktadır. Cennetteki her ırmak muhakkak o ağacın dibinden çıkmaktadır

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 311/513)


    Cennette bir ağaç vardır ki binekli bir kimse yüzyıl gölgesinde yürüse onu katedemez. İsterseniz şu ayeti okuyun: "Daimi gölgededirler çağlayıp duran su başlarındadırlar."

    ((Tirmizi) Kütüb-i Sitte-14 s. 427/9)


    Tuba cennette bir ağaçtır. Büyüklüğü yüz yıllık yer tutar. Ve cennet elbiseleri de onun tomurcuklarından yapılır.

    (Ramuz el-Ehadis-2 s. 313/7)


    Cennet ağaçlarının dip gövdesi inci ve altın yukarısı da meyvedir.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 315/523)


    Cennette hiçbir ağaç yoktur ki gövdesi altından olmasın.

    ((Tirmizi) Kütüb-i Sitte-14 s. 427/10)


    Bu ağaçların dalları kurumaz yaprakları dökülmez suyu kaybolmaz meyvesi tükenmez.

    (İlahi Dinlerde Cennet İnancı s. 54)


    Cennet ırmakları misk dağlarının yahut da misk tepelerinin altından çıkar.

    (Tezkireti'l Kurtubi s. 307/501)


    Ehli cennetin ziynetleri abdest suyunun eriştiği abdest yerlerini bulur.

    (Ramuz el-Ehadis-1 s. 247/7)

+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


: