+ Yorum Gönder
Türkiye Gezi Rehberi ve Gezi Rehberi Forumunda Gezi Yazısı Japonya Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Gezi Yazısı Japonya








    Japonya - gezi yazısı ve Gezi yorumları







  2. Zeynep Sahin
    Bayan Üye





    Japonya Gezisi


    TOKYO NARİTA
    havalimanına indiĝimizde, uçak çıkışında yolcu salonuna doĝru ilerlerken kapıda bekleyen minyon tipli,bayanlar elleri yanda bize Japon usulűnde ‘hoşgeldiniz’dercesine her yolcuyu öne doĝru eĝilip, tek tek selamladılar.Yolcular da sanki bu disipline uyar vaziyette sıra sıra ilerleyip bu sagıya bu dűzene adeta karşılık verdiler. 17 saat yolculuk beni bayaĝı sarsmıştı.Vűcudumu biraz olsun uyandırmak ve kanımı ateşlemek için bir saĝa bir sola hareket edip sanki yerimde duramıyordum.Nerdeee hemen eşyaları kapıp havaalanından çabukça çıkmak ve uyuyacaĝım bir yatakla buluşmak.Bagajlar elimizde sıradayız.Uyku gözlerimden akıyordu.Lacivert-gri elbiseli gűmrűk memuru beni uyandırdı.Karşıma geçip beni Japon usulű selamladı. Taa yerlere dek eĝilerek. (Eller yanda ve eldivenli. Eldivenleri bembeyazdı.) Bana nazik ve kibar bir şekilde ‘sizi şöyle alabilir miyim?’dercesine yandaki masayı el işareti ile gösterdi. Sırt çantamı masaya yatırdı.Masaya doĝru yűrűrken (Japon selamlama usulűnű içimden taklit edip alıştırma yapmak geldi içimden.) Beyaz eldivenli gűmrűk memuru, bir doktor gibi sırt çantamı amaliyat yapmaya hazırdı.

    Galiba yerimde duramamayşım memurun dikkatini çekmiş olacak ki beni yanına çaĝırdı.(İçimden,rahat rahat yerinde duramaz mısın be adam deyim kendi kendime kızmıştım.
    -Bu nedir? Fındık ezmesi. Kapaĝını açarak çok kibar bir şekilde koklayıp, bir kenara koydu.Eline aldıĝı herşeye o kadar itina ile bakıyordu ki adamın bu bakış ve kontrol edişi benim bile hoşuma gitmeye başlamıştı.Hatta kızgınlıĝım geçmişti bile.Ameliyat bitmişti.Tıka basa doldurduĝum sırt çantamdaki eşyaları tekrar çantam almaz oldu. Gűlerek bu eşyalar bu çantaya sıĝmıyor.Sizce ne yapmam gerekir?Dercesine,memur ikide bir yerlere kadar eĝilerek sanki özűr dilemeye çalışıyordu.Eşyalarımı çantaya bastırmaktan depiştirmekten korkuyordu sanki.Hemen iki elim yanımda başımı aşaĝı eĝerek bandıra bandıra onu selamlayarak o işi ben yapabilir miyim dercesine o görevi ben űstlendim. Birkac saniye içinde bűtűn eşyalarımı tıka basa sırt çantama doldurdum.Görevli memur hayretler içinde kaldı gűlerek beni ve bir kez daha selamladı.Ben de Japon usulű iki kez eĝilerek onu karşılık verdim.Bu selamlaşma öyle tatlı bir ahenk içindeydi ki her ikimiz de bu selamlaşmadan çok hoşlanmıştık.Gűlűmseme ve şakalaşmalar buz gibi olan ciddi suratları bir anda sıcak bir havaya çevirmişti.Bu çanta kontrolűnde yanımda ne kadar yiyecek varsa onların hepsini kaybettim.Elma dahil…

    Japonya tren pasomu havaalanında hemen aktif duruma getirdim.Her yarım saatte kalkan Narita-Tokyo expresi ile Tokyo’ya geldik.

    TOKYO:
    Tokyo merkez istasyonuna geldiĝimde şaşırmamak elde mi? Binlerce onbinlerce insan.Belki yűzlerce tren,metro,ve labirente benzeyen yer altı tűnelleri.Bununlar da yetmezmiş gibi her tűrlű alış-veriş yapabileceĝiniz kocaman kocaman maĝazalar. 10’larca 100’lerce çeşit çeşit lokantalar.Kısaca akılları durduracak nitelikte bir görűnűm.Ne yapacaĝımı adeta saşırdım.Sırt çantamla bir o yana bir bu yana geziniverdim.Zaten yorgundum da.Çantamın aĝırlıĝını iyiden iyiye hisseder oldum. Sersem sersem dolaşıyordum.Sanki yolunu kaybetniş bir garip gibi o koşuşturan insanlara aval aval bakıyordum.Haritamı açıp yolumu bulmaya çalıştım..Nafile.
    Meĝer aldıĝım bu haritanın planı sadece o kat içinmiş..İstasyonun tűm katlarını gösterir bir harita buldum.Danışma bölűmű başka bir kattaydı.Orayı bulana dek akla karayı seçtim.Işıklı hemen hemen bűtűn levhalar Japonca idi.

    O sırt çantam artık benim başıma iyiden iyiye bela olmuştu.Yol bulmak çok zordu.İngilizce o kalabalıkta koşuşturan binlerce Japon bey ya da bayanlardan bana yardım etmelerini rica ettim.Elleriyle ‘Kusura bakmayın İngilizcem yok’dercesine herkes cin çarpmış gibi yanımızdan yıldırım gibi uzaklaşıyorlardı.Yahu kardeşim bu kadar modern bir űlkede Allahın kulu İngilizce bilmez mi? Bilmiyorlar.Bilmiyorlar.Artık iyiden iyiye yorulmuştum.Çok kalın bir sűtunun dibine çökerek gelen gidenleri izlemeye koyuldum.O direĝin dibinde bir tek yataĝımız eksikti.O kalabalıkta koşuşturan insanlar bizim betonda yere oturuşumuza da gayet ilgiyle bakıyorlardı.Hani bir de gitarımız olsa galiba bize hippiler lakabını hemen takarlar galiba.Bu rahat rahat oturuşumuzu salunu temizleyen temizlik arabası bozdu.Daha hiç birşeyler yapmadık.Evet çıkış yolunu bulmam gerekiyor.Neresi acaba?Şu taraf.Hayır deĝil.Bu koridor.Hayır o da deĝil.Ha galiba işte orası.Orada da yanıldık.

    Çıkış için hangi koridoru takip etsem karşıma biletle geçebileceĝiniz gişeler çıkıyor.O olmadı bir başka gűzergah.Bu istasyondaki herşeyi çözmek (yolculuk yapmak) űç bilinmeyen denklemden zor geldi bana.

    Tűm eşyalarımı 6 yen vererek bir bűyűk kasaya yerleştirdim.Anlaşılan herşeyi kendim kendime çözmem gerekiyordu. Haritanın yardımı ile istasyonda tren,metro,banliyo trenleri,otobűs ve diĝer göze görűnen tűm etkinleri bir bir tanımak öĝrenmek galiba en akıllıca iş olur dűşűncesiyle hemen işe koyuldum.Zaten yolculuĝum son 4 gűnűnde Tokyo’ya gelecektim.Bu merkez istasyondaki olup bitenleri öĝrenmek ileride çok işime yarayacaktı.

    Saatlerce dolaştım.Bu arada Kyoto şehrine giden peronları buldum.JR (Japan Railways gurubu = Japonya Demir Yolları Gurubu) pasosunu en iyi şekilde deĝerlendirmek ve herşeyi műmkűn olduĝunca ucuza getirmek benim en bűyűk emelimdi.Onun için Tokya’da konaklama yerine Kyoto şehrini seçmiştim Zaten o akşam için otelimi Kyoto’da ayarlamıştım. İyice yorulmuştum.Tren de yemek űzere kutular içinde satılan hazır yemeĝimi aldım.(500 yen=6-10 lira) Artık Kyoto tren saatim gelmişti.15.peronun yolunu tuttum.Bu perona Kyoto’ya gidecek shinkansen treni gelecekti.

    O binlerce muhteşem kalabalıĝın içinde istasyonda hem gezip hem de istasyonun bűtűn katlarını gezerek şu bilgilere sahip oldum.

    Zemin katta çevre mahallelere giden banliyo trenleri.Ve binbir çeşit maĝazalar.

    Birinci katta ve ikinci katta Tokyo şehirler arası metro istasyonları ve özel tren kuruluşları,(özel sektöre ait metrolar)

    Űçűncű ve dördűncű katlarda o meşhur Shinkansen sűper hızlı trenleri.Bu bölűm çok özeldir.Biletsiz trenlerin bu bölűmlerine geçmek műmkűn deĝildir.Ama Shinkansen pasosu sayesinde yukarıda belitmiş olduĝum çoĝu JR bölűmlerini gezmeniz ya da yolculuk yapacaĝınız bölűmlere çıkmanız műmkűndűr. Eĝer JR pasom olmamış ve hemen aktif yapmamış olsaydım bu gezmeler bana sadece bir kaç saatliĝine onlarca dolara mal olabilirdi.Nereye yűrűseniz karşınıza bilet gişeleri çıkıyor.Pasosuz olduĝunuzu dűşűnűn her yanlış geçişler size yeni bir bilet almanız demektir.

    Ah herkesle anlaşabilsem galiba bu işler hiç te zor olmasa gerek.Ne demişler.Sora sora dokuz köy bulunur.İşte bu sorma ve yanıt alma işi bu köyde çok problem.Japon halkında az derecede İngilizce konuşan var.İstasyonda karşılaştıĝım Tokyo’da ikamet eden Kore’li bir bayanın sayesinde işlerim bir çorap sökűĝű gibi birer birer yoluna girdi.Bu kadar bűyűk olan bu merkez istasyon Tokyo’nun en bűyűĝű deĝildir.Shinjuku istasyon daha bűyűktűr.Tokyo merkez istasyonu SHINKANSEN hızlı trenlerinin başlangıç ve bitim noktasıdır.Hemen hemen bűtűn şehirlerarası trenler bu istasyondan hareket eder.Aşaĝıda bu hatları bulacaksınız.

    TOKYO MERKEZİ’DE DANS EDEN NEON IŞIKLARI GÖZ KAMAŞTIRIYOR:

    Tokyo, çevresi ile birlikte 35 milyonu aşıyor.Aslında bana sorarsanız Tokyo ile Kobe şehri,ve bu arada olan tűm şehirler adeta birbirine birleşmiş 70/80 milyon kişinin yaşadıĝı çok bűyűk bir mega kenti andırıyor.

    Shibuya bölgesinde içinde kalan ve yine Shinjuku iş merkezine adını veren bu istasyonda gűnde yaklaşık 3,5 milyon kişinin yolculuk yaptıĝı bu Shinjuku istasyonu yolcu trafiĝinde dűnyanın en kalabalık1.İstasyonudur. Sabahları saat 6-8 sularında bu istasyon bir ana baba gűnűdűr.Merdivenlerden inen ve çıkanlar dalga dalgadır.İş adamları beyaz gömlek gri takım elbise siyah kravat ve ellerindeki laptoplarla Japonları birbrirlerinden ayırmak çok zor olur.Garip olan şudur ki inen veye binenler öyle bir disiplin içindedirler ki inanın şaşırırsınız.

    Shinjuku, Tokyo’nun en önemli iş merkez bölgesidir. Tokyo yerel belediye ve hűkűmet resmi daireleri buradadır.İstasyon ve civarında özel elektronik dűkkanları, lűks lokantalar, sinemaları bar ya da gece hayatı

    bu bölgede neon ışıklarının aydınlıĝında görmeniz műmkűndűr.Yine en yűksek gökdelenler bu bölgededir.Buradaki Tokyo hűkűmet binasına giriş űcretsizdir.Panoramik bir şekilde şehre buradan kuşbakışı görmeniz műmkűndűr.

    Dikkatimi çeken şey 20 yaşının altındaki tűm gençlik metro ya da trenlerde cep telefonlariyle meşgul olurlar.Diĝer bir deyimle oyun oynarlar.Metro’da cep telefonu ile konuşana rastlamadım.

    Hatta bu istasyonda kalabalıktan metro kapılarının kapanamaması halinde ayakları, başları, çantaları dışarda kalan kişileri metronun içine İTİCİ görevli memurlar var..Bu memurlar tıka basa dolan insanları el yordamiyle metronun içine iterek sıkıştırma görevi bile bu istasyonda oluyor. Bu durum genellikle Pazartesi-salı gűnleri çok rastlanırmış..Bu metroya itme-sıkıştırma olayını özellikle görmek için Shinjuku istasyonuna gittim fakat ne yazık ki göremedim.Ama yine de o muhteşem kalabalıĝı görmek beni hayretler içinde bıraktı.

    Ginza önemli çarşı alışveriş merkezidir.Ginza, alış-veriş marketleri,lűks lokantalar,butik ve galerin olduĝu çok şık bir bölgedir.1 m² lik bir alanın, (yerin) fiatı 100.000 dolar karşılıĝında olup şu anda dűnyanın 1 numaralı en pahalı yeridir.2. Singapur’daki Orchadroad.Buradan bir daire alacak olsanız ne kadar ödersiniz artık orasını siz hesaplayın.Ginza Wako altın ve kıymetli taşlar maĝazaları,Sony elektronik maĝazaları bu semttedir.Bakmak ta bir sanattır.Bakınız…

    Akihabara: Elektronik maĝazalar semti.Pazarları Chuo Dori elektronik Caddesi trafiĝe kapalıdır.Bu caddeye bűtűn gűn zaman ayırmanızı tavsiye ederim.Akıl almaz bűyűklűkte elektronik maĝazalar.Hele geceleri o cadde neon ışıklariyle adeta yanar.Rengarenkttir.Bence Las Vegas’tan sonra m² başına en fazla ışık buradadır

    Tokyo kulesi:333 metre yűksekliĝindeki bu kule Paris’teki kulenin fotokoposidir.Fransızların yerinde olsam Japonlara kopyelerinden dolayı dava açarım.Hatta Tokyo merkez istasyonu da Amsterdam istasyonunun bir kopyesi.Kopyede Japonların űstűne yoktur.Haa Çinlileri unuttum.Bu kulede iki adet panorama gözetleme bölűmű vardır.Birisi 150metrede (giriş 12 lira) diĝeri ise 250 metrededir.1.yűrűyűş bölűműnde çeşitli yiyecek ve içecekleri bulmanız műmkűndűr.Akşamları neon ışıklarını gözlemek istiyorsanız mutlaka buraya çıkınız.

    Bűtűn istasyonlarda bir yer altı çarşıları var.Onları bir turist olarak gezmek hem zevkli hem de çok eĝlencelidir.. Tokyo’da yaşayacak olsanız,vay geldi halinize.Bir koşturma,acelecilik ve saatlerin yollarda geçmesi insanları ne derece strese sokar onu da siz tahmin ediniz. Onun için çoĝu iş adamları evleri uzak olduĝu için birkaç saatliĝine kapsűl otellerde kalırlar.

    Otomatik dolaplar.Hazır yemek,yiyecek ya da her tűrlű içeceĝi almak sorun deĝil.Her köşe başında yanyana onlarca otomatik dolapları göreceksiniz.

    Çöp kutusunu her yerde bulmak zor.Hiçbir yerde,sokaklarda veya duvarlarda yazılar gűrmeniz műmkűn deĝil.Bűtűn çöpleri cebinizde saklayıp akşam evinizde kendi çöp kutunuza atmak zorunda kalabilirsiniz.Herhangi bir seyi yere atmak Tokyo da galiba en ayıp şey olsa gerek

    Heryerde yerde alışık olduĝumuz polis ya da gűvenlik teşkilatı yoktur.İstediĝiniz şekilde herhangi bir yűksek binanın tepesine çıkıp gűzel bir panorama fotoĝrafı çekebilirsiniz.Kısaca arama tarama veya buraya girilmez levhasını ben görmedim. Sigara içilmez tabelasını heryerde görebilirsiniz.Elinizde sigara ile sokaklarda dolaşmak sanki yasak olmuş.Peronlarda ancak peron sonunda ayrılan bir yerde ayakta sigara içmeniz műmkűn.Sokaklarda ayak űstű yemek yiyen kimselere rastlamadım.

    Saĝlıklı yaşam çok önemli.Japonlar yemeklerin yaĝsız olanını seçiyorlar.Tercihleri daha çok balık ya da öteki tűr deniz űrűnleridir.Sushi çok özel bir Japon yemeĝidir.Mutlaka bir tadına bakın.Ben baktım ama ne yalan söylűyeyim pek te hoşuma gitmedi.

    Bayanlar genellikle yűksek topuklu ayakkabıyı seçmişler.Boylarını uzun göstermek için.Yűrűrlerken bir o yana bir bu yana sallana sallana yűrűyorlar.Galiba Japonlar burada modaya uyalım derlerken saĝlıklarını pek dikkate almamışlar.

    Sokakta çok yaşlı insana rastlamak műmkűn.Çocuk arabaları sanki sokaklardan silinmiş.Son yıllarda Japonya evliliĝin ve çocuk yapmanın en az olduĝu űlkelerin başında geliyor..Boşanma oranı da son yıllarda bir hayli yűksek.

    Japonya ile dil akrabalığımız olduğunu biliyormuy dunuz?Dil akrabalığının yanında, galiba kültür akrabalığımız da var.Gördüğüm kadariyle yaşam ve kültür,saygı anlayışına bakacak olursak Türk kültürüne benzer çok yönlerimiz var.

    Geldiĝimin ilk saatlerinden itibaren dilin dışında onların kültürlerine ayak uydurmakta hiç acemilik çekmedim.Ayakkabıları çıkarmaktan tutun da taa hamamlarına kadar herşey adeta bize benziyor.Ya hamamdaki takunyalar,sanki bana Türkiye deki günlerimi anımsattı.Bizdeki katmerli katmerli sarılma ya da öpűşme burada yoktur.Selamlaşma öne doĝru eĝilerek olur.Bir Japonların saygısı ya da sevgisi kaç kere öne doĝru eĝiliş adetiyle doĝru orantılıdır.

    OTELLER:
    Tipik geleneksel Japon otelleri.RYOKANAnadolu’daki köy evlerindeki gibi yerde yatılır.Ayakkabılar kesinlikle çıkartılır.Evdeki lavoba,hamam ve dışarı terlik ya da takunyaları her bölűm için ayrı ayrıdır.

    KAPSŰL OTEL

    2,5x2 çapında tekerleklerı çıkarılmış kűçűk bir karavana benzeyen çok tipik bir oteldir..Gecelik 25 euro.Kapıların açılımından taa yatana kadar herşey elektrikli dűĝmelerle çalışır.Kalkış saatinizi ayarlamak zorundasınız.Yoksa o kapsűl otel sizi hapseder, kapılarını kesinlikle açmaz.Otel deĝilya korku belası műbarek.Ya yanlışlıkla orada duran dűĝmeye bir bassan vay geldi başına.Kurtarııın beniiiiiiii……

    Herşey ama herşey otomotiktir.Otel sahibi bu yatakların nasıl çalıştıĝını bana izah etti.Onun anlattıklarını ne ben anladım ne de o anlatabildi.Bu kapsűller yan yanadır veya alt alta dizilmiş haliyle bir garip görűnűm oluştururlar.

    HOSTEL.


    Ucuz ! 2 veya daha fazla kişinin bir odada kaldığı (koĝuş tipi HOSTEL) oteller ki günlük fiatlar yaklaşık 20-30 eurodur.Bu fiatlar otelin nerede oluşu ile doĝru orantılıdır.Ben aşaĝıdaki adreste belirttiĝim Hostelde kaldım.Odanın bűyűklűĝűne bakınız.Altlı, űstlű bir ranza sıĝdırılmış.Odaya yan yana girmek zorundasın.Bagajlarımızı koyacak yerimiz bile yoktu.Bagajımı yataĝın (ranzanın) altına koymam için ranzayı havaya kaldırmam gerekliydi.Oda olmayınca bagajları baş yastıĝı yaptık. Yatamayınca ayak ucuna koyduk.Bu benim dűnya űlkelerinde kaldıĝım en kűçűk oteldi. Odanın genişliĝi 1m uzunluĝu ranza boyunca..Bir yangın çıksa vay geldi halimize. Dűşűnebiliyor musunuz bu Tokyo’nun en ucuz oteli.

    Khaosan Tokyo Smile In. Fiatlar kişi sayısı ve oda durumuna göre 2000 ile 3500 Yen arasında deĝişir.(30-50 lira)

    TREN ile yolculuk TOKYO-KYOTO

    JR (=Japonya Railways Gurubu) "temporary visitor." yalnızca turistler..
    -Japonya da seyahat en güzel ve hızlı bir şekilde trenle olur.Çünkü trenle yolculuk yaparken kendinizi sanki başka bir dünyalardaki gibi hissedersiniz .

    Trenler gayet temiz, konforlu ve dakikası dakikasına kalkar.Süratli ve oldukça pahalıdır. Shinkansen’le saatte 270 ya da 300 km hız yapmaya ne dersiniz.
    JR pasosu 4 tiptir.1.JR railpas,Japonya’da heryerde geçerlidir.2.JR WEST SANYO bölgesi.Osaka-Hiroshima (batı) pasosu.3.JR EAST (doĝu) pasosu.4.JR WEST KANSAİ Kyoto-Kobe bölgesi.





+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


: