+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu
Biyografi ve Genel Biyografiler Forumunda Sedat Peker kimdir - Biyografisi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. parsing
    Devamlı Üye

    Sedat Peker kimdir - Biyografisi








    Sedat Peker
    Rizeli bir aileden gelen ülkücü baba Sedat Peker, 1970 yılında Sakarya'da doğdu. "Köroğlu" lakaplı Peker, Almanya'da büyüdü. Peker'in adı ilk olarak "uyuşturucuyla mücadele eden baba" olarak duyuldu, daha sonra Susurluk Raporu'nda geçti.

    Peker'in organizasyonunda işadamlarından tehditle para topladıkları, zorla tahsilat yaptıkları ve işyeri kurşunladıkları belirlenen, aralarında açığa alınan bir astsubayın da bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı.

    Peker, Barmen Oğuz Atak'ın sırtında "Allah" dövmesi bulunduğu gerekçesiyle öldürülmesi olayına karıştığı gerekçesiyle uzun süre arandı. Polisin Atak'ın öldürülmesini azmettirmek ve çete olaylarına karışmaktan aradığı Peker, oğlunun doğumunda kendilerini ziyaret eden, çiçek ve telgraf gönderen dostlarına teşekkür için gazetelere verdiği ilanlarda eşiyle birlikte görüldü.

    1997'de Rize'de kaçakçı Abdullah Topçu'yu öldürmek suçundan savcı karşısına çıkan ve serbest bırakılan Peker'in iki adamı, aynı davadan müebbet hapse mahkum oldu. Peker gibi ağabeyi Vedat Peker de bir işadamına silah zoruyla senet imzalatmaktan gözaltına alındı. Peker'in talimatıyla çete oluşturdukları iddiasıyla yargılanan dokuz sanıktan dördü tahliye edildi.

    Tehditle tahsilat yapmak, zorla alıkoymak, adam öldürmeye azmettirmek ve benzeri suçlardan yedi ay boyunca aranan Peker, teslim olacağını bildirerek 19 Ağustos 1998'de Romanya'dan Türkiye'ye getirildi. İstihbarat birimlerinin çalışmaları sonucunda, Peker'in, adı gizlenen bir Antalya milletvekiliyle doğrudan bağlantısı olduğu saptandı.

    Peker, tutuklu bulunduğu sürede Bayrampaşa Cezaevi'nde krallar gibi yaşadı. Rokfor peyniri başta olmak üzere birçok lüks yiyeceği koğuşuna getirten Peker'in cezaevine soktuğu eşyalar arasında kokoreç makinesi da vardı. Kaldığı 50 kişilik koğuşun tabanını halıfleksle kaplatan, duvarlarını boyatan Peker, tuvaletlerin kırılıp yapılmasını istedi ve bunun için gerekli malzemeyi sağladı. Cezaevinde yüz koyun kestirip tutuklu ve hükümlülere dağıtan Peker, çanak anten, video, CINE 5 dekoderi, ekmek kızartma makinesi ve dikiş makinesi gibi isteklerine ise cezaevi yönetimi tarafından izin verilmedi.

    İstanbul DGM Savcılığı, Ekim 1998'de Peker ve adamları hakkında 7.5 yıla kadar hapis istemiyle dava açtı. Bu davadan yargılandığı sırada duruşmada ilginç açıklamalar yapan Peker, "Eski bir milletvekili bana mesaj göndererek, 'Mahkemede fazla artistlik yapmasın' dedi. Her şeyi size anlatmak istiyorum çünkü ben bunları anlatmazsam şüpheli bir şekilde intihar edebilirim" dedi. Peker, 12 sanıkla birlikte çete oluşturmak suçundan yargılandığı davada, 24 Mayıs 1999'da tahliye edildi. Sekiz ay 29 gün cezaevinde bulunun Peker, "sanal bir çete yaratıldığını" ileri sürdü.

    Tahliye edildikten sonra basına açıklama yapan Peker, MHP'li olmadığını söyleyerek, siyasi görüşünün pantürkist - turanist olduğunu belirtti. Tahliye edildikten sonra basına demeçler veren Peker, özel yaşantısıyla ilgili açıklamalar yaptı. Çok mutlu bir evliliği olduğunu söyleyen Peker, "Ben kadını tanrı misafiri olarak kabul ediyorum. Annesini, babasını, her şeyini bırakarak size geliyor, sizin onu korumanız gerekiyor. Anne babasının sevgisini vermeniz gerekiyor. Gayet düzgün bizim yaşantımız. Herkes eşime soruyor, 'Seni dövüyor mu?' diye. Eşim gülerek anlatıyor, 'Yok, dövmüyor' diye" dedi.

    Tutuklanmalar ve hapis
    Hakkındaki gıyabi tutuklama kararı üzerine 2002 Ocak ayında İstanbul Etiler'deki Akmerkez'de türkücü İbrahim Tatlıses'le buluştuğu sırada gözaltına alınan Sedat Peker, tutuklandı. Bir süre sonra serbest bırakılan Peker, 2004 yılı ekim ayında tekrar yakalandı ve "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak"tan tutuklanarak cezaevine konuldu.

    Kelebek operasyonu davası kapsamında yargılanan Sedat Peker, 2007 Ocak ayında sonuçlanan davada 14 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırıldı.

    Peker hakkında çok sayıda dava bulunuyor.








  2. HAYAT
    Devamlı Üye





    Sedat Peker

    Sedat Peker kimdir - Biyografisi







  3. karamızah
    Yeni Üye
    İsa SEYLAN:11 Eylül 1981 yılında Sakarya-Hendek de doğmuştur,ilk öğretim ve lise yıllarını Bolu da tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Uluslar Arası İlişkiler Bölümünü okuduğu dönem ( 1999 yılının Temmuz ay ı ) içerisinde Ankara da Yılmaz TAŞÇI isimli bir Kadın satıcısının öldürülmesi olayının faalli olarak Ankara 5.Sulh ceza mahkemesince hakkında gıyabi tevkif kararı verilmiştir.Jandarma birimlerinin çalışması sonucunda 2 Ağustos 1999 da Sakarya da 06 SYL 14 plakalı siyah bir Mercedes marka araç da Özgür KESKİN adlı bir Şahısla birlikte yakalanarak göz altına alındı.Olayın ardından delil yetersizliğinden serbest bırakılan İsa Seylan ın 15 Ekim 1999 da Ankara Ulus ta eski DHKP-C li 2 kişinin öldürülmesi olayında adı geçti Kasım Ayı içerisinde vatani görevini yapmak üzere Çanakkale 116.Jandarma Er Eğitim Alay Komutanlığına teslim oldu terhis olduktan çok kısa bir süre sonra Ulus ta DHKP -C li 2 kişinin öldürülmesi olayına ilişkin, planlayıcı ve baş sorumlu olduğu için hakkındaki tutuklama kararı olayın üzerinden 2 yıl 2 ay geçtikten sonra çıkartıldı.Bu olayla ilgili olarak 8 ay cezaevinde yattıktan sonra serbest bırakıldı.
    2002 Kasım Ay ı içerisinde İstanbul a yerleşti, burada yeni bir kimlik ile Halil Çolak ismini kullanmaya başladı ve silah kaçakçılığı yaptığı saptanan Erdal TAŞDEMİR ile yakın temaslar kurdu, İstanbul da bulunduğu süre içerisinde yurt genelinde kaçak rakı imal eden ve sattıran TEKEL müdürü Abdurrahman A.ve beraberindeki çete üyeleriyle husumet yaşadı,bu olayın hemen ardından Abdurrahman A.nın 3 adamı Ortaköy de bir bar çıkışı sahil kenarında midye satan Serdar AKCAN tarafından bıçaklı saldırıya uğradı yer altı dünyasında olayı SEYLAN ın yaptırdığı söylense de Serdar AKCAN ın karakolda verdiği ifadesinde ekmek tekneme tekme attılar,bana küfür ettiler demesi üzerine Seylan ile ilgili bir adli takip gerçekleşmedi,daha sonra İsa SEYLAN Abdurrahman A.ve beraberindeki çete üyelerine yönelik bir infaz emri çıkarttı,İsa Seylan araya giren kişilerin hatırı sayılır kişiler olması üzerine infaz emrini durdurdu ve karşılığında Abdurrahman A. dan 250,000 TL haraç aldığı bu haracı uyuşturucuyla mücadele eden bir derneğe bağışladığı yazılıp çizildi.Bu olay üzerine göz altına alınan İsa SEYLAN verdiği ifadesinde olayla herhangi bir alakası olmadığını,ismi geçen şahısların isimlerini duyduğunu ancak tanımadığını belirtmesi ve olayın Cengiz ERDEM isimli bir şahıs tarafından gerçekleştirildiğini duyduğunu söylemesi ardından yapılan incelemeler sonrasında olayla herhangi bir bağlantısı kurulamadığı için serbest bırakıldı.Ruhsatsız silah taşımaktan ayrıca yargılanan İsa SEYLAN cezanın paraya dönüştürülmesiyle beraat etti.Beraat etmesinin ardından,KKTC ye giden SEYLAN 2002 yılının Kasım ayına kadar KKTC Magosa da kalarak kumarhane işletmecilerinle yakın temas içersinde bulundu çalıştırmak üzere Obessa isimli bir gece kulübü açtı,20 gün süreyle çalıştırdı ve devretti. Kasım ayının başlarında yeniden İstanbul a gelen İsa Seylan,Karaköy de bir genelev patronunu kasten yaralamak ve 40,000 YTL değerinde haraç almak suçlarından 6 ay süreyle cezaevine konuldu,2003 yılı Haziran ayın da şartlı tahliye edilen İsa SEYLAN 2003 yılı Kasım ayında emniyet güçlerine verdiği ifadesinde terör örgütüne yardım ettiğini söylediği Baran Yıldız ı dağa kaldırmak ve haraç almak suçlarından yeniden göz altına alındı.Fakat Serkan K.Deniz isimli bir kişinin olayı üstlenmesi üzerine serbest bırakıldı,2004 yılının Temmuz ayı na kadar Mersin,in Erdemli ilçesinde kalan İsa Seylan Mersinde Kadir CANDEMİR isimli bir iş adamının darp edildiği suçundan yeniden göz altına alındı.Karşı tarafın şikayetinden vazgeçmesi ve alacak verecek mevzusu olması üzerine serbest bırakılan İsa Seylan ın Kasım 2005 yılında Bolu Ala dağ kamp merkezlerine ait bir tesiste bir dağ evi kiraladı ve 2005 yılının son ayına kadar da orada yaşadığı söylenmekteydi.
    Ancak İsa SEYLAN 2006 mart ayında İstanbul Zeytin Burnu,Üsküdar ve Bartın Amasra da uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı saptanan A.Ç-H.O-D.A-K.O isimli kişilerin darp edilmesi ve bu kişilerin her birinden toplam 50,000 Euro haraç alarak açık senet imzalatmak suçlarından Ankara 2.ağır ceza mahkemesinin çıkartmış olduğu karar ile aranmaktaydı.14 Mayıs 2006 da Ankara Ümit Köyde bir villada silahlı 4 adamıyla yakalanarak Ankara 1 no lu f tipi cezaevine sevk edildi,verdiği ifadesinde ismi geçen şahısların kendisine borcu olduğu ve borcu ödemek istememeleri üzerine tartışma çıktığını bu sırada yanında çalışan Ali GEDİK in bu olayı gerçekleştirdiğini,fakat kendisinin olayla bir bağlantısı olmadığını söyledi.Emniyetteki ifadesinin ardından cezaevine sevk edilirken bir gazetecinin kendisine İsa bey Sizin Çeçenler olarak bilinen Muhammet Emin ve çevresiyle de yakın ilişkileriniz var,bahsi geçen ve sizin adamlarınız olarak bilinen kişilerin lideri gerçekten sizmisiniz? yoksa sizinde emir aldığınız biri var mı? Malum yaş itibarı ile oldukça gençsiniz hakkınızda çok fazla suç dosyası ve elinizde büyük bir ekonomik güç var demesi üzerine Seylan ın verdiği cevap akılları karıştırır cinstendi?Mafya veya bir Çete lideri olmayı istemek cesaret simgesi olmak demek değildir,aksine, acizlik ve çaresizliğin simgesidir,ben ne çete lideriyim ne babacılık peşindeyim,aciz ve çaresiz olmadığım için yaşadığım alemde adım sıkça çeşitli biçimlerde geçiyor çete liderliği veya emir uşaklığı diye nitelendirdiğin olayın muhatabı ben değilim onu git o sıfatları bana yakıştıranlara sor,yaşımla ilgili kısma gelince genç olabilirim teşekkür ederim ancak Sultan Mehmet de İstanbul u feth ettiğinde genç bir insandı diyerek cevaplandırırken gülümsemesi dikkat çekti,ve açıklamasının ardından cezaevine sevk edildi,cezaevinde kaldığı süre içerisin de eski hükümlü Murat BOZDAĞLI tarafından bıçakla saldırı gerçekleştirildi,saldırıdan hafif yara alarak kurtulan SEYLAN tedavisi yapıldıktan sonra koğuşuna geri gönderildi,Murat BOZDAĞLI ise artık benim can güvenliğim kalmadı bunlar beni öldürmeden bırakmazlar diyerek kendisinin cezaevinden sevk i gerçekleşene dek hücreye kapatılmasını verdiği dilekçe ile talep etti.
    İsa SEYLAN bu olayların ardından 5 ay süre ile yattığı cezaevinden 10 Ekim 2006 da serbest bırakıldı.

    İsa SEYLAN ın Adı son olarak Ergenekon örgütünün yapılanmasıyla alakalı olarak yer altı dünyası isimlerinin sorgulanmaları sırasında geçti.Yer altı dünyasına yapılan operasyonlar kapsamında tutuklanan emekli Tuğ general Veli Küçük te ele geçen Ergenekon yapılanmasına ait belgeler arasında mafyanın kontrolü için ulusal mafya birliği kurulmasına yönelik bilgilerin yer alması üzerine İstanbul Cumhuriyet Baş savcılığı soruşturmasını bu yöne kaydırdı,Bu nedenle Ergenekon sorgusuna alınan son kişi ise İsa Seylan oldu,Seylan 30/05/2009 saat 14:50 de Beşiktaş da bulunan İstanbul Adliyesine getirildi.Seylan adliyeye getirildiği sırada kardeşi Cem SEYLAN da kalabalık bir grupla geldi.Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz,Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından saat 15:00 de Seylan ın ifadesinin alınması başlandı,akşam saat 18:00 sularında verilen kısa yemek arasından sonra devam eden sorgu akşam saat 21:40 da sona erdi Seylan ın sorgusuna avukatı alınmadı.Yer altı dünyasının isimlerinin sorguları önce avukatsız ardından da avukatlarının eşliğinde yapıldı,daha önce Sedat Peker,Alaadin Çakıcı,Hadi Özcan,Yaşar Öz,Semih Tufan Gülaltay ve Durmuş Anicin in, sorgulamaları da aynı şekilde gerçekleşmişti.Seylan ın 3 Savcı Tarafından yapılan avukatsız sorgusu akşam saatlerinde de devam etti.Ergenekon örgütünün yer altı dünyası ile olan bağlantılarını araştıran Cumhuriyet Savcılığı Sedat Peker,Susurluk hükümlüsü Yaşar Öz,Türk İntikam Tugayı ( TİT ) in Kurucularından olduğu iddia edilen Semih Tufan Gülaltay ve çete suçundan tutuklu bulunan Mehmet Hadi Özcan ifadeleri alınmıştı.Soruşturma kapsamında Veli Küçük ile göz altına alınan Drej Ali lakaplı Ali Yasak savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.Sami Hoştan ise Ergenekon örgütü üyesi olmak suçundan tutuklanarak cezaevine konmuştu.İsa Seylan sorgusunun ardından 30/05/2009 da serbest bırakılmıştı.




  4. karamızah
    Yeni Üye
    bitmedi gitti canı canan memleketimde kabadayı muhabbetleri de tayyip ağa gidene kadar kanımca hiç biri içerden çıkamaz yoksa bu dtp liler bu kadar kuduramazlardı kurtlar vadisinde aslan amcanın bi sözü vardı memleket bizm memleket kabadayı bizim kabadayımız, israilli americalı tefecilerin memleketi sarmasındansa bu adamların onlarca olması tercihimdir en azından vatana millete zararları olmaz

  5. Ziyaretçi
    helal olsu sedat abimiz adam gibi adamdı sakaryanın karadenizin gururu idi.

  6. Ziyaretçi
    sedat abı helala sana

  7. Ziyaretçi
    bab inşallah çıkıp reisliklik göstereceksin tüm türkiye ye sen gittin be abi herkez artist oldu çıkta adamlık göster be abi

  8. Ziyaretçi
    abi cakallar kurt oldu reıs bılmemkı sen cıkınca ne olur bunların halı lazımsın reıs lazımsın senbıze yarınlara ve dogmamıs anadoluya lazımsın reıs

  9. Ziyaretçi
    babasın sen baba

  10. Ziyaretçi
    kurtlar vadisinde başbakanla ilişkileri kuvvetli gözüküyor madem öyle niçin hapisten çıkartmıyor erdoğan baba adam 5 yıldır olsa sırun kalmazdı türkiyede

+ Yorum Gönder
1. Sayfa 123 ... SonuncuSonuncu


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
sedat peker kimdir,  sedat peker,  sedat peker kim,  sedat peker hayatı