+ Yorum Gönder
Gizliyara Güncel Konu Arşivi ve Ev Ödevleri Forumunda Masal tekerlemesi masal tekerlemesi ile ilgili örnekler Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Masal tekerlemesi masal tekerlemesi ile ilgili örnekler









  2. Mine
    Devamlı Üye





    Masal Tekerlemeleri
    Masallarda tekerleme, bütünüyle sözcük oyunlarından, birbiriyle pek ilgisi olmayan ama, dinleyicinin ilgisini masala çekmek için bir araya getirilmiş sözlerden meydana gelir. Olayın anlatıldığı – masala tekerlemeden sonra başlanır.
    Pertev Naili Borotav’ın “Zaman Zaman İçinde” adlı kitabından tekerlemeler, konuları ve görünüşleri bakımından 2 gruba ayrılırlar.
    1) Masalın başında söylenmesi adet olan “giriş klişeleri”
    2) Masalcının kendi başından geçmiş gibi – birinci şahısla – anlattığı garip maceralar. Bu bölümdeki tekerlemelerin bazıları 3. Şahısla anlatılarak, bağımsız masal halinde görülür.
    Mehmet Yardımcı’nın “Çocuk Edebiyatı” kitabında ise masallarda 3 çeşit tekerleme vardır.
    1. Masal başı tekerlemeleri : Masala başlamadan önce söylenen tekerlemelerdir. Masal başı tekerlemelerine giriş tekerlemeleri de denir.
    “Bir varmış bir yokmuş.”
    “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, deve tellal, pire berber iken ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, bağdan üzüm bekler, derede odun yüklerken; alem uykuda ben pusudayken, adem oğulları pek çokmuş.”
    “Pireye vurdum palanı, kırdı kaçtı kalanı, masalcı masal anlattı, bal ile kaymağı birbirine kattı. Dinledim coştum, sıçradım denize düştüm. Tuttum denizde balık. Şimdi bir masalda ben anlatayım gardaşlık”
    “Bir varmış bir yokmuş, insanoğlunun başından geçenler dağdan taştan, kurttan kuştan daha çokmuş. Zamanın birinde ..” gibi tekerlemeler giriş yani masal başı tekerlemeleridir.
    Masal başı tekerlemeleri masalcının ve dinleyicilerin isteklerine – ama asıl masalcının ustalığına – göre uzun veya kısa şekilleriyle masal başlamadan söylenir.
    Tekerleme günlük hayatımızın ölçülerine sığmayan, olmayacak işleri olağan sayan bir masal dünyasına ayak basacak dinleyici gerçek – üstü ve gerçek – dışı havaya alıştırmak için bir giriştir.
    Masalcı bununla, daha baştan masalı tarif edecek, onun niteliğini, amacını belirtecektir.
    Asıl masalın metninde rastlanacak olanları çok geride bırakan şaşırtıcı hayal oyunlarıyla yalanın perdesi arkasından gerçeği görmeye, tekerleme bir davet gibidir.
    Masalcı, yer yer yaptıklarının bir oyun olduğunu açıkça söyler :
    “Sineğe vurdum palanı, dinlettim mi sana bu koca yalanı, o yalan, bu yalan, fili yuttu bir yılan, bu da mı yalan ? gerçeğe çevirelim bu düzdüğüm yalanı hikayedir bunun adı, söylemekle çıkar tadı” gibi sözler bu maksadı belli eder.
    Giriş tekerlemeleri arasında, sadece masalın malı olan “Var varanın sür sürenin, destursuz bağa girenin hali yaman olurmuş” biçiminde olanları bulunduğu gibi :
    “Kaş kara kirpik kara, ağzında diş incidir.
    Geldi girdi rüz – ı kasım, dağları kar incidir.”
    gibi manzumelerden alınan ya da :
    “Bir gemi yaptırdım ayrık kökünden”
    gibi mizahi kalıplar üzerine kurulan :
    “O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan, bu da mı yalan.”
    “Sineğe vurdum palanı, dinlettim mi sana bu koca yalanı ..” gibi tekerlemelerin ve masalın yalan özelliklerini ima eden, böylece masal havasına dinleyiciyi alıştırmayı gözeten biçimleri de vardır.
    Masalcı gerçek – dışı bir dünyaya giren dinleyicisini sade anlatmasına başlamadan hazırlamakla yetinmez, masalın içinde ve sonunda çeşitli kalıp – ifadelerle, bazı da zemin ve zamana uygun düşürerek kendi uydurduğu söz oyunlarıyla, sanatın niteliğini tekrar tekrar hatırlatır.
    Masalın içinde konuyu canlı tutmak için söylenen : - yer ve zaman değişimlerindeki çabukluğu anlatan :
    “Manisa’dan Tire’den geldi geldi geçti buradan ..”
    “Tepelerden yel gibi, derelerden sel gibi .” biçiminde – yolların uzunluğunu belirmek için :
    “Az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim, altı ay bir gün gittim, bir de baktım ki bir arpa boyu yol gitmişim”
    “Gittik gittik, gide gide gittik, göründü Çini maçin Padişahının bağları. Girdik birine .” biçiminde
     Normal yolculukları belirmek için de :
    “Konarak, göçerek, lale sümbül biçerek..” biçiminde söylenen tekerlemelerdir.
    Bir de masalın sonun da söylenen masal sonu tekerlemeleri vardır. Bunlar masalın sonunda söylenen bir çeşit dua niteliğindeki tekerlemelerdir.
    “Gökten üç elma düştü; biri bana, biri dinleyenlere, diğeri de bütün iyi insanlara olsun”, “Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine”, “Kırk gün kırk gece düğünden sonra muratlarına ererler” ya da “Ben de oradayım, hepsinin sizlere selamı var.” gibi masal sonu tekerlemeleri vardır.
    Tekerleme, dinleyicisini hazırlarken, ona masal dünyasının bir çeşit kılavuzluğunu yaparken, masalına anlatacağı, anlatamayacağı bir çok gerçekleri şaka, oyun kılığında, bazı bir anlık çakıntılarla, bazı da kelimelerin ve söz zincirlemelerinin yüklendiği çağrışım gücüyle kavratır.
    Tekerlemede, yer yer nesrin kolaylıklarından faydalanan bir şiirin keşifliği, sürati ve kıvraklığı vardır, onda sözün çağıltısından gelen tadı, kelimelerin baş döndürücü cambazlıklarının verdiği heyecanlı iç ürpermesini duyarız.
    Bir tek masal insan ve toplum gerçeğini bir köşesini aydınlatıyorsa, tekerleme bize bir anda bu gerçeğin tümünü birden kavratabilir.

    Pertev Naili Barotov
    “Türk masal hazinesinin tüm tekerlemeleri henüz derlenmiş denemez, ama sanıyorum ki ileride derlenecek olanlar da aşağıdaki özelliklere yeni bir şey katmayacaktır der :
    Bu Özellikler :
    A) Rationnel (Gerçek) düzeni altüst oluş bir dünya tasavvuru
    1) Zaman ve yer ilkeleri hükümsüzdür.
    Örnek : Kişi babasının beşiğini sallar, altı ay bir güz yürür bir arpa boyu yol gider.
    2) Varlıklar niceliklerindeki normal ölçüleri ve niteliklerindeki alışılmış görüntüleri, yitirmiştir.
    Örnek : İçinde şehirler bulunan karpuz
    Ağacın yaprağı üzerindeki tarlalar
    Her biri bir zanaat tutmuş hayvanlar
    3) Yoklukla varlığın sınırları kalkmıştır.
    Kör uzakları görür
    Sağır keskin duyar.
    Çakmaksız tüfekle doğmamış tavşan vurulur.
    B) DÜŞLER
    1) Özlem düşleri
    Yoksul zengin hayl eder.
    Tembelin işlerini akla gelmeyecek yardımlar görü verir.
    Arılar çift sürer, ateş buğdayını hormon eder.
    Horozlar yükünü taşır.
    2) Korkulu Düşler :
    Kartalın havaya kaldırdığı arı kovanı içinde hırsızların sırtlanıp götürdükleri adamın maceraları
    C) Toplum düzenin ve günlük hayatın alay – şaka konusu olması
    1) Çeşitli kurulların, insan ilişkilerinin alaylı görünüşü
    Kadı – mahkeme, derebeyi, ağa, destan kahramanları şeyin, derviş ve tekkeler, hocalar, papazlar, Evlenme kurulu Güzel – Çirkin
    2) Günlük hayatın türkü sıkıntıları
    Pire’nin sivri sineğin dev ölçüleriyle gösterilmesi
    3) Tembelin, b,r zanaatta tutunamayan kararsız kişinin maceraları
    4) İyi niyetli, ama yerine göre ne söylemesini, ne yapılmasına bilmeyenin başına gelenler.




  3. Ziyaretçi
    kısa masal tekerlemeleri neden yok sitenizde




  4. Harbikız
    Üye
    Masal tekerlemelerine örnekler

    Evvel zaman içinde
    Kalbur saman içinde
    Develer top oynarken
    Eski hamam içinde
    Horozlar tellal iken
    Pireler hamal iken
    Ben anamın beşiğini
    Tıngır mıngır sallar iken
    Anam düştü beşikten
    Babam düştü eşikten
    Biri kaptı maşayı
    Dolandım dört köşeyi.
    Orda ne var dediler
    Bir köy kurmuş keçiler
    Kurt köye muhtar olmuş
    Elini veren kolunu almış
    Diken verenin gülünü almış
    Damla verenin selini almış
    Kovan kovan balını almış
    Bir kurtmuş ki sormayın
    Talkım vermiş ele
    Salkımı almış ele
    İlk lokmayı aşırmış
    İkincisinde çomar
    Karşısına dikilmiş
    Kapanmış mı kapılar
    Kapıyı bırakıp
    Sapı yutmuş
    Balı bırakmış
    Hapı yutmuş.

    Kısa Masal tekerlemesi örneği

    Evvel zaman içinde
    Kalbur zaman içinde
    Deve tellal iken
    Sinek berber iken
    Ben annemin babamın beşiğini
    Tıngır mıngır sallar iken
    O yalan bu yalan
    Fili yuttu bir yılan
    Bu da mı yalan

    Güzel masal tekerlemesi

    Zaman zaman içinde,
    Kalbur saman içinde
    Deve tellal iken
    Eski hamam içinde.
    Hamamcının tası yok,
    Hamamın kubbesi yok
    Çarşıda bir tazı gördüm
    Boynunda baltası yok..
    Var varadan, sor soradan
    Destursuz bağa girenin hali budur, Padişahım
    Gittim bir şehre dedim: "Nine, soruş moruş"

+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
masal tekerlemeleri kısa örnekler,  kısa masal tekerlemeleri örnekleri,  masal ile ilgili tekerlemeler,  masalların başındaki tekerlemeler