+ Yorum Gönder
Frmacil İslamiyet ve Dini Sorular Forumunda Kurana Göre Insanların Birbiriyle Ilişkisi Nasıl Olmamalıdır Konusunu Okuyorsunuz..
  1. Ziyaretçi

    Kurana Göre Insanların Birbiriyle Ilişkisi Nasıl Olmamalıdır








    kurana göre insanların birbiriyle ilişkisi nasıl olmamalıdır







  2. Zeynep Sahin
    Bayan Üye





    Kurana Göre Insanların Birbiriyle Ilişkisi

    İnsanın dünya ve ahiret mutluluğunu gaye edinen İslam, hiç şüphesiz insanın beşeri ilişkilerini de belli bir düzene koymuştur. İnsan hayatının her alanına müdahil olan islam, yaşamın en önemli unsurlarından olan beşeri ilişkilere kayıtsız kalması düşünülemez.

    Kur’an’ı Kerim bir bütün olarak incelendiği zaman; onun beşeri ilişkilere ve beşeri ilişlilerin temelini teşkil eden ahlaki özelliklere bir hayli önem verdiği açıkça anlaşılmaktadır. Kur’an’ın beşeri ilişkilere verdiği önemi ve bu hususta gerçekleştirdiği değişikliği görmek için islam öncesi arap toplumuyla islam sonrası arap toplumunu karşılaştırmak yeterlidir. Geniş bir bakış açısıyla değerlendirildiği zaman ibadet ve tarihi kıssalarla ilgili ayetler de dâhil olmak üzere Kur’an’ın tamamına yakınını insan hayatını sosyal yönüyle irtibatlandırmak mümkündür. Cuma günleri hutbeler de okunan şu ayeti kerime, Kur’an’ın beşeri ilişkilere bakış açısını veciz bir ifadeyle ortaya koymaktadır. “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” Ayeti kerime de zikredilen adalet ve ihsan gibi temel ilkeler, sadece beşeri ilişkilerin değil millet ve devlet olmanın da esasını oluşturmaktadır. Lokman as.’ın çocuğuna nasihat ederken, iyiliği emredip kötülükten sakındırmayı, insanlardan gelecek olan sıkıntılara sabretmeyi namazla birlikte zikretmesi Beşeri ilişkilerin önemsenmesinden öte onlara bir ibadet telakkisiyle bakılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

    “ Onlar kendilerine bir sıkıntı isabet ettiği zaman yardımlaşırlar.”, “Akrabaya fakirlere ve yolda kalanlara hakkını ver ve saçıp savuranlardan olma.” “Kim sabreder ve affederse şüphesiz bu hareketi, yapılmaya değer işlerdendir.”, “Rahman’ın kulların yeryüzünde tevazuyla yürürler ve cahil kimseler onlara sataştığında onlar “selam” deyip geçerler.” “Ey iman edenler kendi evinizin dışındaki evlere gireceğiniz zaman, izin almadan ve ev halkına selam vermeden o eve girmeyiniz.” Gibi ayeti kerimeler, beşeri ilişkilerin önem ve gereğine vurgu yapmaktan öte beşeri ilişkilerin düzeltilmesi hususunda nelere dikkat edileceği insani ilişkilerin kötü olması halinde durumun nereye varacağı gibi konularda bizlere yol göstermektedir. Kur’an’ı Kerim müminlerin birbirleriyle olan ilişkilerini şu esas üzerine oturtmaktadır. “müminler ancak kardeştirler. Kardeşlerinizin arasını düzeltiniz.” Kur’an müminlerin birbirlerine bakışını kardeşlik esasına bağlayarak en güzel dayanışma ve yardımlaşmayı tesis edip; huzur, güven, istikrar, birlik ve beraberliğin hâkim olduğu güzel bir toplum oluşturmayı hedeflemektedir.


    -HZ. PEYGAMBERİN İNSAN İLİŞKİLERİNE VERDİĞİ ÖNEM

    Olgun bir Müslüman iki önemli hususta sorumluluğunu bilmeli ve en güzel bir şekilde bu sorumluluklarını yerine getirmelidir. Bunlardan birincisi dinin temelini oluşturan ibadetlerini ifa etmesi, ikincisi insan ve çevreye karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmesidir. İnsanın her iki konuda da göstermiş olduğu hassasiyet onun inancındaki samimiyetin bir göstergesi olarak kabul edilir. Peygamberimiz yaşantılarının her alanında olduğu gibi beşeri ilişkiler konusunda da bizim için en güzel örnektir.

    Bir gün sahabe ile oturan Hz Peygamber “sizce müflis kimdir”? diye sorar. Yanında bulunan sahabe; “ Bize göre müflis, bir dirhem parası ve eşyası kalmamış bütün malını kaybetmiş kimsedir” diye cevap verirler. Bunun üzerine Hz peygamber şöyle buyurur. “Benim ümmetimden müflis kimse, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât gibi ibadetlerle gelen aynı zamanda birisine kötü söz söylemiş, birine iftira etmiş, diğerinin malını yemiş, bir başkasının kanını dökmüş, başka birini dövmüş olarak Allah’ın huzuruna gelip, yaptığı ibadetlerin sevabı kötülük ettiği kimselere dağıtılan, hak sahibi kimselerin alacakları bitmeden de sevapları biten ve o alacaklıların günahları üzerine yüklenilen ve böylece başkalarının günahları sebebiyle cehenneme atılan kimsedir.” buyurdu. Hadiste de açıkça görüldüğü gibi insan ilişkilerinde iyiliğe dayalı yönlendirme dini hayatın bir parçası olarak ele alınmaktadır. Hatta ibadet konuları işlenirken bile sosyal ilişkilerin öne çıkarıldığını söylemek mümkündür. Nitekim “ Bir kimse yalan söylemeyi ve yalanla iş yapmayı terk etmezse Allah’ın onun yemesini ve içmesini terk etmesine ihtiyacı yoktur.” Buyurmak suretiyle oruç gibi güzel bir ibadetle Allah’ın rızasını kazanmak isteyen kimsenin toplumu sıkıntıya düşürecek kötülüklerden kaçınması gerektiği ifade edilmektedir.

    Hz peygamberin doğrudan insan ilişkilerini ilgilendiren durumlardan bahsederken “Allah ve ahiret gününe iman eden…” Vallahi cennete giremez…” gibi ifadeler kullanması hiç kuşkusuz insan ilişkilerinin önemine binaendir. Bir Müslüman namaz oruç ve zekât gibi temel ibadetleri yapmak suretiyle kulluk vazifelerinden sadece birkaçını yerine getirmiş olur. Hâlbuki mükemmel bir mümin olabilmek için yapılması gereken çok şeyler vardır. Bu bağlamda Hz peygamberin şu hadisleri çok manidardır.

    “Sizden biriniz kendisi için istediğini din kardeşi için de istemedikçe gerçek mümin olamaz,”

    “İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirini sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız.”

    “Müslüman insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.”

    Birçok ayet ve hadiste tanımlanan Müslüman, Allah’a ibadet görevinin yanında insanlarla ilişkilerin de dürüst, samimi, hoşgörülü başkalarına yardım eden, kimseye kötülük etmeyen, kendisine yapılan kötülüğü bağışlayan, başkalarına yük olmamaya çalışan olgun kimsedir.


    -İNSAN İLİŞKİLERİNDE ANA UNSURLAR

    a-İnsanın kendisini bilmesi

    İnsanlar arası ilişkilerin sağlıklı oluşması ve devam etmesinde birlikte yaşayan herkesin üzerine düşen sorumluluklar vardır. İhtiyaç halinde başkalarından yardım beklemeyi düşünen kimse, kendisine başvurulduğunda başkalarına yardı etmede tereddüt göstermemelidir. İnsan ilişkilerinde müspet anlamda ilk adımı atan kişinin kendisi olmalıdır. Nitekim kendisine nübüvvet görevi verilmeden önceki hayatı göz önüne getirildiğinde, Hz peygamberin insanların güven, saygı, sevgi ve sempatisini kazanacak üstün insani ve ahlaki tavırlar içerisinde olduğu görülür. Henüz peygamber olmadan kendisine Muhammed’ül Emin denilmesi bunun en açık örneklerindendir.

    Kişinin kendisini bilmesi kadar üstün ve güzel bir erdem yoktur. Kendisine yeterince saygısı olmayıp, hem yaratıcı hem de insanlık nezrinde konumunu bilmeyen kişiden başkalarına faydanın beklenmesi mümkün değildir. İnsan ilişkilerinde müspet gelişme, öncelikle bireylerin başkalarına karşı niyet ve davranışlarını olumlu bir hale getirmeleriyle başlar. Öyleyse bireyin hayat tarzı yüksek ahlaki değerlere göre şekillendirilmelidir.

    İnsan ilişkilerinde kişinin en çok dikkat etmesi gereken hususlardan bir tanesi de insanlara karşı samimi ve iyi niyetli olmaktır. İnanç ve ibadetlerde olduğu gibi beşeri ilişkilerde de samimi olmak dini bir sorumluluktur. Nitekim sahabeden Cerir b. Abdillah’ın “ namaz kılmak, zekât vermek ve her müslümana karşı samimi davranma konusunda Hz peygambere biat ettim.” sözleri bunun en açık delillerindendir.Yine Hz peygamberin “Din nasihattır., buyurunca yanında olanlar; kime karşı samimi olmaktır ey Allah’ın Elçisi? Dediklerinde, o;Allah’a Allah’ın Elçisine, Allah’ın kitabına müslümanların önderlerine ve bütün müslümanlara karşı samimi olmaktır.” Sözleri bu hususta çok manidardır.

    İnsan ilişkilerinde samimi olmayı tavsiye eden ve en güzel şekilde örnek olan Hz Muhammed, bu samimiyet ve içtenliğin istismar edilmemesi hususunda uyarılarda bulunmuştur. Fakat başkasına karşı samimi olmak adına bir takım tuzaklara düşüp zarar etmek, Peygamberin tavsiyesi olmaz. Hz Peygamber “mümin bir delikten iki kez sokulmaz” buyurarak takip edilmesi gereken yolu ortaya koymak





+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


: