+ Yorum Gönder
Tarih Arşivi ve Cumhuriyet Tarihi Forumunda Milli mücadelede muğlanın yeri ve önemi Konusunu Okuyorsunuz..
  1. GÜLNUR
    Devamlı Üye

    Milli mücadelede muğlanın yeri ve önemi








    Milli mücadelede muğlanın yeri ve önemi

    Milli mücadele

    Milli Mücadele Döneminde Yörük Ali Efe’nin Muğla ve Havalisindeki Faaliyetleri


    YÖRÜK ALİ EFE.jpg

    “Menteseliler Müdafa-yı Vatan Cemiyeti” kuruldu. Ayrıca, Muğla’nın Milas
    lçesi’nde de Halil brahim Efendi Baskanlığı’nda Milas Kuva-yı Milliye
    Komitesi kuruldu. Bu komite, Milas’ın Yunan-talyan isgal sahalarının kavsak
    noktasında olmasından dolayı stratejik önemlerini çok iyi biliyorlardı. Bu
    nedenle kurulusunun hemen ardından bu komite hem Muğla’daki Kuva-yı
    Milliye Komitesi ile hem de Çine’deki.Tümen ile yakın iliski içine girdi.
    Temmuz 1919’da 1310-1314 (1894-1898) arası doğumluların silah
    altına alınması ile Kuva-yı Milliye’nin Aydın Cephesi’nde Demirci Mehmet Efe
    komutasında “Milli Menderes Alayı” olusturuldu.Bu cephenin dağ kesimini
    Yörük Ali Efe komutasında iki tabur olusturuyordu. Bu taburlara daha sonra bir
    tabur daha eklenerek Alay haline getirildi.Buna da “Milli Aydın Alayı”
    denildi.Muğla Serdengeçtileri Bakırköylü teğmen komutasında bu alayın
    “Çayyüzü Taburu”nu olusturuyordu.
    Demirci Mehmet Efe’nin Kuva-yı Milliye’ye katılmasıyla çoğalan
    zeybeklerin Muğla’yı basacakları rivayetleri üzerine halkta doğan telasla
    birlikte, talyanlarda da korku basladı. talyan mümessili Doktor Nakarato’nun
    bu durumu belirten raporu üzerine 23 Temmuz 1919 tarihinde Muğla talyanlar
    tarafından isgal edildi.
    10.8.1919 tarihinde, Konya’dan Harbiye Nezareti’ne çekilen bir sifrede,
    “Bir batarya topla 100 askerden ibaret bir talyan kuvvetinin Muğla’ya
    gelerek hilaf-ı mütareke olduğundan cihet-i askeriye ve mülkiyece protesto
    edildiği,Muğla subesinin is’arına atfen Denizli Kalem Riyasetinden
    bildirildiği” belirtildi.
    23 Temmuz 1919’da Muğla’nın talyanlar tarafından isgal edilmesine
    rağmen Mutasarrıf Hilmi Bey’in Kuva-yı Milliye’ye karsı tereddütleri
    sürüyordu.Bu durum üzerine Demirci Mehmet Efe, Ağustos 1919’da Karacasu
    Askerlik Subesi Baskanı Yakup Bey’i bir mektupla Muğla’ya göndererek
    Mutasarrıf Hilmi Bey’in de Kuva-yı Milliye’yi desteklemesini sağladı. Bunun
    üzerine Muğla’da, Aydın Cephesinde incelemeler yapmak ve Efelerle temasta
    bulunmak üzere Binbası Hüsnü Bey, Hafız Sabri Bey ve Hürriyet ve tilaf
    Fırkası Baskanı Saadettin Efendi’den olusan bir heyet olusturuldu. Bu heyet,
    Muğla’dan yola çıktıktan sonra önce Çine’ye vardı. Burada Yörük Ali Efe
    olmadığı için onun adamları ile görüstü. Sonra heyet, Çine’den Kösk’e geçerek
    burada Demirci Mehmet Efe ile görüstü. Daha sonra da Kösk’ten Nazilli’ye
    geçerek burada 8 Ağustos 1919 tarihinde toplanan I.Nazilli Kongresi
    4 Türkes,k 18 Ağustos 1919’da Muğla’ya getirdi.8
    Bir süre sonra Aydın Cephesi’nde Demirci Mehmet Efe ile Yörük Ali
    Efe arasındaki anlasmazlık su yüzüne çıktı ve bu anlasmazlık Muğla’ya da
    yansıdı.Bunun üzerine hem Demirci Mehmet Efe hem de Yörük Ali Efe
    Muğla’ya birer heyet göndererek Muğla’dan toplanacak gönüllü süvarilerin
    kendi birliklerine katılmasını istediler.9Hatta bu sırada Yörük Ali Efe Muğla ve
    havalisine beyannameler de göndererek bu isteğinin ısrarla yerine getirilmesini
    istedi.Bu beyannamelerden bir tanesi 17 Ağustos 1919 tarihinde Muğla
    Mutasarrıfı Hilmi Bey tarafından, Dahiliye Nezareti’ne gönderildi.
    Beyannamede söyle denilmekteydi; Aydın’a karsı icra edilen Harekat-ı
    Milliye’nin güney cephesini idare eden Yörük Ali Efe tarafından gönderilip
    Muğla’nın Milas lçesi’nde elde edilen beyannamenin hülasa-i mevadı
    asağıda arz olunur.
    Madde 1-1300 (M.1884) ile 1309 (M.1893) arası doğumlu olan
    efradın Kuvayı Milliye’ye istiraki mecburdur.
    Madde 2-1310 (1894) ile 1317 (M.1901) arası doğumlu efradın
    subelerine müracaat etmeleri mecburdur.
    Madde 3-Öteden beri silahlı gezerek gasp-ı emval eden idam
    edilecektir.
    Madde 4-s bu emr-ü ifaya jandarma memur ve mecbur edilmistir.
    Madde 5-Jandarma emrine su sırada herkes itaat edecektir.
    Bu emri ifa etmeyecekler,icabat etmeyenler idam edileceklerdir.
    Ancak, Muğla ne Demirci Mehmet Efe’nin ne de Yörük Ali Efe’nin
    isteklerini kabul etti. Muğla, Demirci Mehmet Efe’nin bulunduğu Kösk ve
    Yörük Ali Efe’nin bulunduğu Çine Cephesinden farklı bir yerin sorumluluğunu
    üzerine almak üzere “Mentese Grubu” adında yeni bir tabur teskil etti.Yüzbası
    Seyfettin Bey Komutasında 11 subay, 500 piyade ve 30 süvariden olusan bu
    tabur 17 Eylül 1919 tarihinde Muğla’dan Aydın-Kösk’e hareket etti. Heyet
    Baskanı Hamza Bey, Maliye Müdürü Ragıp Bey, Muğla Askerlik Subesi
    Baskanı Cavit Bey, Ahiköy Askerlik Subesi Baskanı Fehmi Bey de bu taburla
    birlikte Aydın-Kösk’e gittiler. “Mentese Grubu” olarak adlandırılan bu tabur
    Kösk Cephesi’nin Çayyüzü Mevkii’nde göreve basladı.17 Eylül 1919 tarihinde 530 kisilik Muğla Milis Taburu’nun basında
    II.Nazilli Kongresi’ne katılmak üzere Nazilli’ye giden Muğla Belediye Baskanı
    Ragıp Bey, 27 Ekim 1919 tarihinde Mutasarrıf Serficeli Hilmi Bey’i Sivas
    Kongresine katılmak üzere Sivas’a gönderdikten sonra aynı gün Muğla’ya
    döndü. Daha önce Muğla’ya dönen Muğla delegasyonu gibi Ragıp Bey’de
    Hamza Bey’e kırgındı. Çünkü Muğla’da, üzerinde anlasmaya vardıkları Sivas
    Kongresi kararlarının desteklenmesi görüsü, Nazilli’de Hamza Bey’den gerekli
    desteği görmemisti. Muğla delegasyonu içinde baslayan bu görüs ayrılığı Ragıp
    Bey’in Muğla’ya varısından sonra daha da derinlesti. Diğer taraftan Mentese
    Kuva-yı Milliyesi’nin Genel Baskanı konumunda olan ve delegasyonla beraber
    Muğla’ya dönmesi gereken Hamza Bey, Nazilli dönüsü Çine’de kalarak Milli
    Aydın Alayı Milis Komutanı Yörük Ali Efe ile sıkı iliski içine girdi. Bunun
    üzerine Kasım 1919’da delegasyon bir toplantı yaparak,Hamza Bey’i sahsi
    davranmak ve delegasyon kararlarına uymamak ile suçlayarak Mentese 3.Kuvayı
    Milliye Komitesi baskanlığından alıp yerine Belediye Baskanı Ragıp Bey’i








  2. GÜLNUR
    Devamlı Üye





    Genel Baskanlığa getirdi.
    Bu olayı haber alan Hamza Bey, Ragıp Bey’den öç almak için 13
    Kasım 1919’da yanında Yörük Ali Efe ve 75 zeybeği olduğu halde Muğla’ya
    geldi. Mentese Kuva-yı Milliye’si, Ragıp Bey’in Baskanlığında daha önce almıs
    olduğu kararlar gereğince Yörük Ali Efe’yi Muğla girisinde karsıladı ve
    kendisine tahsis etmis oldukları eve götürmek istedi. Ancak, Hamza Bey, Yörük
    Ali Efe’yi kardesinin evi olan Bekir Ağa Köskü’ne yerlestirdi.
    Hamza Bey ile Yörük Ali Efe’nin Muğla’ya gelmesinden sonra 15
    Kasım 1919 tarihinde Muğla Kuva-yı Milliyesi yeni bir toplantı yaparak
    Mentese 3.Kuva-yı Milliye Komitesi’ni fesh edip yerine Mentese 4.Kuva-yı
    Milliye Komitesini olusturdu. Bu Komitede su kisiler vardı; Genel Baskan
    Aksehirlizade Mehmet Hilmi Efendi, Üyeler; Hamza Bey, Müftüzade Saadettin
    Bey, Ağır Ceza Reisi Erzurumlu Cemal Bey, Bekir Ağa,Serif Efendi,
    Mercanzade Hamdi Bey, Hacı Abdurrahmanzade Ethem Efendi, Düğerekli
    Hafız Mehmet Efendi, Kara Hafızoğlu Hakkı Efendi, Kökçüzade Osman Efendi
    ve Hacı Arapzade Mehmet Ali Efendi
    Yörük Ali Efe’nin Hamza Bey ile Muğla’ya gelerek bazı olumsuz
    davranıslar içine girmesi hem Muğla Kuva-yı Milliyesi içinde bir kaosun
    olusmasına hem de Muğla’nın Sivas Kongresi Kararları’na ters bir tutum içinde
    olduğu imajını doğurdu. Bunun üzerine Ragıp Bey bu olumsuz durumları
    düzeltmek için Demirci Mehmet Efe’den yardım almak için onun birliği içinde
    önemli bir yere sahip olan Leyneli Yüzbası Cavit Bey ile isbirliği içine girdi.
    Bunun sonucu olarak Mentese bölgesinde bağımsız davranıslar içine girerek Demirci Mehmet Efe’yi göz ardı eden Yörük Ali Efe’ye, Demirci Mehmet Efe
    Komutanlarından Leyneli Cavit Bey’in Milis Komutanlarından Zurnacı Ali
    Efe’nin Komutasında 200 kisilik baskın bölüğü 24 Kasım 1919’da Ahiköy
    Kuva-yı Milliye Baskanı Fehmi Bey ile Muğla’ya haber göndererek Yörük Ali
    Efe’nin Muğla’yı terk etmesini istedi. Bunun üzerine Mentese Mutasarrıflık
    Binası’nda 24 Kasım 1919’da bir toplantı yapılarak Ahiköy’e bir uzlasma
    heyeti gönderilip Demircinin birliklerinin Muğla’ya girerek kanlı olaylara
    meydan vermemesi kararı alındı. Uzlasma heyeti Ahiköy’e giderek bu
    isteklerini Leyneli Yüzbası Cavit Bey’e bildirdikleri zaman, Cavit Bey, Hamza
    Bey’in Mebusan Meclisi seçimlerine karısmaması ve Yörük Ali Efe’nin
    Muğla’yı hemen terk etmesi sartıyla Muğla’ya girmeyeceklerini bildirdi. Cavit
    Bey’in bu istekleri Hamza Bey’e bildirildiği zaman o bu istekleri ret ederek
    mücadele kararı aldı. Bunun üzerine Muğla’da, Demirci birliklerine karsı üç
    savunma birliği olusturuldu. Ancak, 27 Kasım 1919 tarihinde Yüzbası Cavit
    Bey’in Komutasındaki Demirci birlikleri Muğla’da kurulan savunma birliklerini
    yararak Ragıp Bey ile birlikte Yörük Ali Efe’nin bulunduğu Bekir Ağa
    Köskü’ne ulastı. Durumun vehametini anlayan Muğla’nın ileri gelenleri
    Mutasarrıflık Binası’nda Bozüyüklü Hacı Süleyman Efendinin Baskanlığı’ nda
    Yörük Ali Efe ile Demirci Mehmet Efe taraftarlarını barıstırmak için bir
    uzlastırma komitesi olusturdular.Aslında burada kozlarını paylasan Demirci ile
    Yörük Ali Efe değil onların desteği ile hareket eden Ragıp Bey ile Hamza Bey
    idi. Uzun görüsmeden sonra komite Yörük Ali Efe ile Demirci Mehmet Efe’nin
    adamlarından Yüzbası Cavit Bey arasında bir uzlasma sağladı. Bunun üzerine
    Cavit Bey Bekir Ağa Köskü’ndeki kusatmayı kaldırdı ve Yörük Ali Efe ile
    adamları da buradan dısarı çıktı.
    28 Kasım 1919 tarihinde de Yörük Ali Efe ile Demirci Mehmet Efe’nin
    adamları birlikte Muğla’yı terk ederek Yunan kuvvetlerine karsı savasmak
    üzere Aydın-Kösk Cephesine gittiler.
    3 Nisan 1920 tarihini izleyen günlerde Yörük Ali Efe kızanları
    (adamları) ile tekrar Muğla’ya geldi. Aslında, Efe o günlerde Kösk Cephesi’nin
    hazırlığı içindedir ve Muğla’ya da Hamza Bey vasıtasıyla egemendir.
    Bu dönemde Kuva-yı Milliye’nin Muğla Karargah Komutanı
    Türidizade Kamil Bey’dir. Kamil Bey, Efelerden Yörük Ali Efe’yi Bekir Ağa
    Kösküne ve Kıllıoğlu Hüseyin Efe’yi de Serif Efendi’nin evine yerlestirdi.
    Diğer Kuva-yı Milliye birlikleri Aydın Cephesi’nde Yunan’a karsı savasırken
    bu efeler Muğla’da gününü gün etmeye çalısırlar.Yörük Ali Efe Muğla esrafının birisine damat olmaya çalısır.Yörük Ali’nin o günlerdeki emmisi (amcası)
    Hamza Bey kurnaz bir planı uygulamaya koyarak efenin gazabına uğramamak
    için birçok Muğla esrafının kızını yalandan Yörük Ali ile nisanlar. Kıllıoğlu
    Hüseyin Efe’de aynı düsünceler içindedir. Nitekim O, Serif Efendi
    torunlarından bir kızı istetir. Serif Efendi’de, Hamza Bey gibi yalandan bazı
    esraf kızlarını Kıllıoğlu Hüseyin Efe ile nisanlar.
    Efeler kendi zevklerini tatmin etmeye çalısırlarken onların adamları da
    Muğla çarsısında esnaf ve zanaatkarı iflas noktasına getirdiler. Kendilerine
    gösterilen Asçı Abdurrahman, Halil brahim Çavus ve Muhacir Kocabıyık Halil
    brahim Lokantalarında günlük 70 ile 120 Lira arasında yemek yediler. Hesap
    sorulduğu zaman ise hesabı Heyet-i Milliye ödeyecek dediler19
    Efelerin bası olan Yörük Ali Efe bugünkü Belediye Parkı’nda bulunan
    çınar ağacının altına Meshur “Çınaraltı Mahkemesi”ni kurdu. Burada birçok
    alacak-verecek kavga, anlasmazlık gibi davalara baktı. Adamları da sokaklarda
    dolasarak herkesi namaz vaktinde’’Haydin namaza’’ diyerek camilere gönderdi.
    Gitmeyenleri ise kırbaçlayarak zorla gönderdiler.
    22 Nisan 1920’de Muğla’ya gelen 57.Tümen Komutanı Miralay Sefik
    Bey, Efelerin ve adamlarının Muğla’daki faaliyetlerine ve kızanlarının birçok
    değerli esyaya sahip olduklarına bizzat sahit oldu. Bunun üzerine Aydın’ın
    Yunanlılar tarafından tahliye olacağı sayiasını yayarak Efelerin Muğla’dan 24
    Nisan 1920’de ayrılmasını sağladı.
    23 Nisan 1920’de TBMM açıldıktan hemen sonra TBMM Hükümeti
    cephelerin sevk ve idaresini ele almak için faaliyete geçti. Bu amaçla 29 Mayıs
    1920’de Meclis’te gizli bir oturum yapıldı.Meclis’te bu amaçla çesitli toplantı
    ve hazırlıklar yapılırken 22 Haziran 1920’de Yunan genel taarruzu basladı ve
    süratle gelisti. Bu Yunan taarruzu karsısında aciz kalan TBMM Hükümeti, Batı
    Cephesi’ni bir emir komuta alma isini hızlandırdı ve 18 Haziran 1920’de Batı
    Cephesi Komutanlığı’na Ali Fuat Pasa görevlendirildi. 24-25 Haziran 1920
    tarihli Vekiller Heyeti kararı ile de buna ait detaylar tespit edildi. Buna göre
    zmir Güney Cephesi yine Albay Sefik Bey’in komutası altında kaldı. Böylece
    Yörük Ali Efe’nin komuta ettiği birlikler de Albay Sefik Bey’in emrine girmis
    oldu.
    Milli Aydın Alayı’nın Çayyüzü Taburu’nu olusturan Muğla milis
    kuvvetleri de Batı Cephesi kurulduktan sonra bu cephenin 37.Piyade Alayı
    içinde yer aldı.





+ Yorum Gönder


Hızlı Cevap Hızlı Cevap


:
milli mücadelede muğlanın yeri,  milli mücadelede muğla,  milli mücadele de muğlanın yeri,  mili mucadelede mugla